(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 20, 32)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davalı kiracının Eylül 2000-Temmuz 2001 dönemi aidat borçlarını ödemediği ileri sürülerek hakkında yapılan icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, kat mülkiyetli ana gayrimenkulün kat malikleri kurulunun 17.9.2000 günlü olağanüstü toplantısında davacıların yönetici seçildikleri ve aynı kurulun 11.2.2001 tarihli olağan toplantısında da aynı kişilerin yeniden seçildikleri anlaşılmıştır. Bu yöneticilerin seçildikleri olağanüstü toplantının iptali istemiyle dava açıldığı ileri sürülmüş ise de bu davanın sonuçlandığına dair davalı tarafça mahkemeye bir bilgi de verilmemiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 32. maddesinde de öngörüldüğü gibi ana gayrimenkul, sözleşme, yönetim planı ve bu kanun hükümleri uyarınca kat malikleri kurulu tarafından verilecek kararlara göre yönetilir. Bütün kat malikleri ile külli ve cüzi halefleri, yönetici ve deneticiler, kat malikleri kurulunun kararlarına uymakla yükümlüdürler. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre kat maliklerinin bu kararlara uyma yükümlülüğü; bu kararların yine kat malikleri kurulunca kaldırılması veya mahkeme hükmü ile iptali söz konusu olmadığı sürece devam eder.
Bu durum karşısında, kat malikleri kurulunca kaldırılması veya mahkemece iptali söz konusu olmayan yukarıda belirtilen kat malikleri kurulu kararlarına göre davacılar yasal yönetici olup aidatların kat maliklerince bu yönetime ödenmesi gerekir. Bu bakımından aidat borçlarını yasal yöneticiye ödemediği sabit olan davalının yükümlülüğünün sürdüğü sonucuna varan mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; yönetim planında aksine bir hüküm ya da kat malikleri kurulunca oybirliğince verilmiş bir karar bulunmadıkça aidat borçlarının süresinde ödenmemesi durumunda ödenmeyen günler için Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesi uyarınca aylık %10 hesabıyla gecikme tazminatı alınması gerekirken davalının katılmadığı toplantıda verilen kat malikleri kurulu kararına dayanılarak aylık %12 üzerinden gecikme tazminatı hesaplanıp buna göre hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy