(2942 S. K. m. 11, 15) (1319 s. EVK. m. 12)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-Bozmadan sonra bilirkişilerden alınan ek raporlarda somut emsal olarak incelenen 20 parsel numaralı taşınmaz, 29.8.1991 tarihinde 4519 yevmiye numaralı ifraz işlemi sonucunda oluşmuş ve tamamı 35 m2'den ibaret bir taşınmaz olup, aynı tarihte maliki T.. Belediyesi tarafından 4520 yevmiye numaralı işlem ile somut emsal olarak incelenen satışa konu edilmiş ve yine aynı tarihte 4521 yevmiye numaralı işlem ile de 155 ada 7 parsel ile birleştirilerek kütük sahifesi kapatılmış ve 155 ada 21 parsel numarasını almıştır.
Somut emsal olarak incelenen 20 parsel numaralı taşınmazın yukarıda açıklanan tedavülü, ihdas arsa niteliğinde olduğu ve komşu parsel malikleri tarafından parsel tamamlamak özel amacıyla satın alındığı veya satın alınmak zorunda kalındığı izlenimini vermekte olup, bu haliyle Kamulaştırma Yasasının 11.maddesinin (g) bendinde öngörülen nitelikte uygun emsal olmayan taşınmazın satışının somut emsal alınarak değerlendirme yapılması doğru görülmemiştir.
Kabul şekline göre de;
2-2942 Sayılı Yasanın 11.maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Bu tür nesnel öğeler sayesinde bilirkişilerin öznel değerlendirmelerini denetleme olanağı elde edilmiş olur. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri, genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak bu husus, dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal için de geçerlidir ve emsal karşılaştırması yapılırken dikkate alınması yasa gereğidir. Bu nedenle dava konusu taşınmazın ve emsal alınan taşınmazın değerlendirme tarihindeki beyan edilen vergi beyanları ile bu taşınmazların bağlı bulundukları cadde veya sokak için belediyelerce emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen m2 fiyatları ilgili belediyeden getirtilerek bu değerlere göre verilen m2 fiyatının mukayese edilmesi gerekir.
Emsalin ve dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas değerlerinin birbirine oranı ile bilirkişi raporlarında emsal karşılaştırması sonucu değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı ise, mahkemece bu farklılık ve çelişki bilirkişi kurulundan rapor alınarak mutlaka giderilmelidir.
Bu hususların yerine getirilmesi açısından mahkemece emsal taşınmazın değerlendirme yılı itibariyle emlak vergisine esas alınacak asgari m2 değeri dosyaya getirtilmiş ise de, kamulaştırılan taşınmaza ait bilginin getirtilmemesi ve bu bilgilere göre gerekiyorsa yukarıda açıklanan biçimde bilirkişi kurullarından ek rapor alınmasının düşünülmemiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy