(2942 S. K. m. 11) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-Dosya içerisine getirtilen Belediye Başkanlığı yazısında birinci ve ikinci bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan 301 Ada 1 parsel ile 118 Ada 1 parselin imar parselleri olduğu bildirilmesine karşılık, Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen yazıda bu emsallerin imar düzenlemesi görmediği belirtilmiştir. İki resmi kurumun yanıtları arasındaki bu çelişkinin giderilip gerçek durum belirlenmeden hüküm kurulması,
2-Emsalin imar parseli, dava konusu taşınmazın kadastro parseli olması halinde, denkleştirme bakımından dava konusu taşınmazın emsal ile karşılaştırma sonucu bulunan değerinden düşülecek düzenleme ortaklık payı dava konusu taşınmazın imar parseli haline getirilecek olması halinde yüzölçümünün uğrayacağı kayıp oranında olmalıdır. Somut emsalin imar parseli haline gelirken uğramış olduğu zayiat miktarının, dava konusu taşınmazın bulunan değerinden düzenleme ortaklık payı için yapılacak indirimde oran olarak bir etkisi yoktur. Bu sebeple dava konusu taşınmaz için düzenleme ortaklık payına karşılık olarak indirim yapılmadan önce ilgili belediye imar müdürlüğünden bu taşınmazın imar düzenlemesi yapıldığında İmar Kanununun 18/2. maddesi uyarınca ve imar planı çerçevesinde tabi olacağı kayıp oranı sorulup bu oranda bedelden indirim yapılması gerekirken, yasanın azami olarak öngördüğü %35 oranında indirim yapılması usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, yukarda bir numaralı bozmada belirtilen çelişki giderildikten sonra, emsal taşınmazların imar parseli olduğunun tespiti halinde; dava konusu taşınmazın imar parseli haline dönüşmesi için uğrayacağı zayiat oranına göre indirim yapan her üç heyetten de ek rapor alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy