(634 S. K. m. 10, 12, 50) (4721 S. K. m. 698)
Dava: Dava dilekçesinde ortaklığın satış yoluyla giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Dava, taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Davalılar ise yargılama aşamasında, taşınmaz üzerindeki ortaklığın kat mülkiyeti kurulması yoluyla giderilmesi isteminde bulunmuşlardır.
Kat Mülkiyeti Kanununun 10.maddesinin son fıkrası hükmüne göre, kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasında, ortak maliklerden birinin paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması yoluyla yapılmasını istemesi durumunda, hakim, 12. maddedeki belgelere dayanılarak taşınmazın kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilerek bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar vermelidir.
Dosyadaki belgelere ve bilirkişi raporu içeriğine göre; beş kişinin paydaş olduğu dava konusu taşınmazın üzerinde 5 bağımsız bölümden oluşan yapımı tamamlanmış kargir bir yapı mevcuttur. Paydaş ve bağımsız bölüm sayısı itibariyle her bir paydaşa birer bağımsız bölüm düştüğü ve yapının Kat Mülkiyeti Kanununun 50/2. maddesi hükmüne uygun bulunduğu, ancak anılan kanunun 12. maddesinde yazılı belgelerin tamamlanmamış olduğu anlaşılmaktadır.
O durumda mahkemece, yukarda değinilen hususlar dikkate alınarak kat mülkiyeti kurulmasını isteyen paydaşlara süre ve yetki verilmek suretiyle kanunun 12. maddesinde sayılan kat mülkiyeti belgeleri tamamlattırıldıktan sonra dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıda her bir bağımsız bölümün (konumu, yüzölçümü, kullanım amacı ve varsa eklentileri yerinde incelenip irdelenerek) değeri ve bu değere göre özgülenecek arsa payı uzman bilirkişi aracılığıyla saptanıp, -paydaşların bağımsız bölümlerinin paylaşımında anlaşamadıkları (taşınmazda imar uygulaması suretiyle paydaş olan belediye tüzel kişiliğine tahsis edilecek bağımsız bölümün de belirlenmesi açısından) da gözetilerek- kura çekilmek suretiyle her bir paydaşa özgülenecek bağımsız bölümlerin saptanması, paylaşımda ivaz ilavesini gerektiren bir durum söz konusu olduğunda hangi paydaşa ne miktarda ivaz ödeneceği de belirlenerek payların denkleştirilmesi ile ortaklığın kat mülkiyeti kurulması yoluyla giderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile taşınmazın satılması suretiyle ortaklığın giderilmesi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istem halinde temyiz eden davalılara iadesine, 24.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy