(2942 S. K. m. 35)
Dava: Dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Dava, özel parselasyona dayalı olarak yapılan düzenleme sonunda belediye lehine bedelsiz olarak yola terk edilen 143 m2'lik alanın yol olarak kullanılmayıp sonradan imar değişikliği yapılarak özel mülkiyete elverişli parsel haline dönüştürüldüğünden bahisle bu suretle belediye adına oluşan tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Yerinde yapılan keşif ve inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, 1987 yılında mülkiyeti davacıya ilişkin taşınmazın özel parselasyon sebebiyle üç ayrı parsel olacak şekilde ifraz edildiği ve bunlardan yol için terk edilen 143 m2'lik bölümün bulunduğu alanın sonradan imar adası haline getirtilerek belediye adına 82.97 m2'lik kısmı için özel tapu oluşturulduğu bildirilip, bu bölüme ait tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesinin uygun olacağı görüşüne yer verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişinin bu saptaması esas alınıp davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur.
Karar: Kamulaştırma Kanununun 35. maddesinde, imar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden özel parselasyon sonunda malikinin muvafakatı ile kamu hizmet ve tesislerine ilişkin bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve karşılığının istenemeyeceği herhangi bir koşula bağlı tutulmaksızın açık ve seçik bir biçimde öngörülmüştür.
Somut olayda, 1987 yılında imar düzenlemesine bağlı olarak yapılan ifraz sırasında özel parselasyon sonunda 143 m2'lik bölüm, malikinin muvafakatı ile bu tarihteki imar durumuna göre yola terk edilmiş bulunduğuna göre sonradan imar durumunun ve sair koşulların değişmiş olduğu ileri sürülerek eski malik tarafından taşınmazın terk edilen bu bölümü geri istenemez. Başka bir deyişle bu yerin sonradan yapılan imar düzenlemesi ile yol olmaktan çıkarılıp özel mülkiyete elverişli hale getirilmesi eski malike bu yeri geri isteme hakkını kazandırmaz.
Bu durum karşısında mahkemece, davanın açıklanan sebeplerle reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle kabulüne karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy