(634 S. K. m. 18, 19)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm duruşmalı olarak davalı Fethi A. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve duruşma istemi pul yokluğundan reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, içkili lokanta olarak kullanılan 1 numaralı bağımsız bölümde onaylı projesine aykırı olarak arka cephede açılan kapının değişik cephelerde açılan pencerelerin ahşap lambiri ile kapatılan vitrinin, mutfakta davlumbazı bacaya bağlayan tadilatın eski hale getirilmesine, ortak bahçeye masa sandalye konulması suretiyle vaki müdahalenin önlenmesi, içkili lokantadaki müzik eşliğinde müşterilerin çıkardığı rahatsız edici gürültünün giderilmesine yönelik önlemlerin alınması, bu mümkün olmazsa bu yerin içkili lokanta olarak kullanımının önlenmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili savunmasında eski hale getirilmesi istenen tadilatların yapılması konusunda tüm davacıların noterden verilmiş muvafakatlarının bulunduğunu, hal böyle iken dava açmalarının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, gürültü konusunda gerekli izolasyonun yapıldığını ve rahatsız edici durumun bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Yerinde yaptırılan inceleme sonucu projeye aykırılıklar konusunda düzenlenen bilirkişi raporunda davacıların iddiasını doğrular şekilde projeye aykırılıkların varlığı tespit edilmiş, gürültünün önlenmesi konusunda inceleme yapan çevre mühendisi bilirkişinin raporunda da mevcut izolasyon tedbirlerinin yetersiz olduğu belirtilmiş, ancak alınacak önlemlerin neler olduğu konusunda bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Mahkemece, bilirkişinin saptaması esas alınarak projeye aykırılıkların eski hale getirilmesine ve rahatsız edici gürültünün önlenmesi için gerekli izolasyon yapılmak üzere davalıya 30 gün süre verilmesi ve sair taleplerin reddine karar verilmiş, bu karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan değişik tarihlerde davacılar tarafından noterde düzenletilen genel muvafakatnamelerin incelenmesinde davacıların bağımsız bölümlerde ve binanın bütününde yapılacak her türlü değişiklikler konusunda davalıya açıkça yetki ve muvafakat verdikleri için dava konusu değişikliklerin yapıldığı halde buna rağmen davacıların dava açmaları iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığından bu yöne ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden projeye aykırılıkların eski hale getirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan gürültü konusundaki bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; raporda ölçümleme yapılarak yönetmeliğe göre kabul edilebilir düzeyin üzerinde gürültünün varlığının tespit edildiği bu bakımdan mevcut izolasyonun yetersiz olduğu ve gürültünün rahatsız edici düzeyin altına çekilmesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiği belirtilmiş ise de bu yönde yapılacak işlerin neler olduğu, başka bir deyişle davalı tarafından yerine getirilmesi gereken hususlar gösterilmemiş ve mahkemece de infazda duraksamaya neden olacak biçimde bilirkişinin bu eksik görüşüne dayalı olarak hüküm kurulmuş olması da doğru bulunmamaktadır.
Mahkemece, çevre mühendisi olan bilirkişiden gürültünün kabul edilebilir düzeyin altına çekilmesi bakımından yapılması gereken işlere yönelik olarak ayrıntılı ek rapor alınıp uygunluğu da denetlendikten sonra eski hale getirilme istemi konusunda yukarıda açıklanan bozma gereğine de uyulmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy