(7201 S. K. m. 21) (2942 S. K. m. 14) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Tebligat Yasasının 21. maddesi uyarınca, kendisine tebligat yapılacak kimse veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz ise tebligat evrakı o yerin muhtar veya ihtiyat heyeti azasından birine imza mukabilinde teslim edilip muhatabın kapısına ihbarname yapıştırılır ve durum muhatabın komşusuna bildirilir ise de, Tebligat Tüzüğünün değişik 28.maddesi gereğince, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı adına çıkarılan tebligat evrakı, Tebligat Tüzüğünün yukarda değinilen kurallarına riayet edilmeden tebliğ edilmiş olduğundan, yapılan tebliğ işleminin geçerli sayılamayacağı dikkate alınmadan, Kamulaştırma Yasasının 14. maddesinde hükme bağlanan hakdüşürücü nitelikteki dava süresinin geçmiş olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy