(2942 S. K. m. 11, 12)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Kamulaştırma Kanununun 12.maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre kısmen kamulaştırılan taşınmazda arta kalan bölüm yararlanmaya elverişli bir durumda değil ise mal sahibi, kamulaştırma kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde kamulaştıran idareye başvurduğu takdirde bu bölümün de kamulaştırılması zorunlu olup, bu kamulaştırmanın yapılmadığı hallerde mahkemece, yapılacak inceleme sonunda gerçekten artan kısmın yararlanmaya elverişli olmadığı kanaatine varıldığı takdirde, idare başvuruyu reddetmiş olsa dahi, bu bölümün de kamulaştırılmış sayılmasına ve kamulaştırılan asıl bölüm için belirlenen değere göre hesaplanacak bedelinin tamamına, paylı ise davacının payına isabet eden miktara hükmedilmesi ve bu bölümdeki davacı payının mülkiyeti böylece idareye geçmiş olacağından ayrıca tapuda idare adına tescile de karar verilmesi gerekir.
Somut olayda arsa nitelikli ve tamamı 1490,94 m2 olan taşınmazın 1402,59 m2'sinin kamulaştırılmasından sonra kalan 88,35 m2'lik kesiminin yararlanmaya elverişli olmadığı ve kamulaştırılması gerektiği sonucuna varan bilirkişi raporlarını benimseyip bu kısmın bedeline de hükmeden mahkeme kararı Dairemizce, bu kesimin kamulaştırılmış sayılarak bedeline hükmedilebilmesi için yasada öngörülen (30) gün içerisinde idareye başvurma koşulunun gerçekleştiğinin araştırılmamış olması nedenine hasren bozulmuştur.
Bozma hükmü gereği olarak davalı Karayolları Genel Müdürlüğünden alınıp dosyaya konulan 20.11.2001 tarihli yazıdan, davacının 16.10.2000 tarihinde artan kesimin kamulaştırılması için idareye başvurduğu ve 18.10.2000 tarihinde bu talebinin reddedildiği anlaşılmış olduğundan mahkemece, Kamulaştırma Kanununun yukarıda açıklanan 12.maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasında ve dosya münderacaatına göre, artan kesimin büyüklüğü, konumu, geometrik yapısı ile yapılaşmaya elverişli bulunmaması gözetilerek malikler yönünden yararlanmaya elverişli olmadığı sonucuna varan bilirkişi raporunun benimsenmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, kamulaştırmadan artan kesimin kamulaştırılmış sayılıp bedelinin mal sahibine ödenmesine karar verilmiş olması nedeniyle bu bölümdeki davacı payının mülkiyetinin de idareye intikali için tapuda bu bölümle ilgili davacı payına ilişkin kaydın iptali ile idare adına tesciline de karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy