(3194 S. K. m. 18)
DAVA VE Karar: Mahkemenin davanın esasıyla ilgili 29.09.2000 tarihli kararı 22.01.2001 tarih ve 2000/12408 esas, 2001/254 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan tahkikat sonunda verilen 15.6.2001 tarihli karar ise 06.11.2001 tarih 2001/8085 esas, 2001/9884 karar sayılı ilamı ile ikinci kez bozulmuş ve bu bozma ilamında; kamulaştırılan taşınmazın askeri güvenlik bölgesinde bulunmakta olmasından dolayı değerinde eksilme olacağı, bu eksilmenin oranının bilirkişi kurulları tarafından saptanması ve taşınmaz için belirlenen değerden bu oranda indirim yapılması ve taşınmaz için bu suretle belirlenecek olan değerden, ayrıca İmar Yasasının 18/2.maddesi hükmüne göre hesaplanacak oranda düzenleme ortaklık payı indirimi yapılması gerektiği açıklandıktan sonra bilirkişi kurullarının, mahkemenin uyduğu bozma ilamına karşı direnme niteliğinde rapor düzenleme hak ve yetkilerinin bulunmadığı, bozma ilamına uyan mahkemenin ise bilirkişi kurullarının raporlarının bozma ilamına uygunluğunu denetlemek ve bu uygunluğu sağlamakla görevli olduğu belirtilmiştir.
Davanın taraflarınca karar düzeltme yoluna gidilmemesi suretiyle kesinleşen ikinci bozma ilamına da mahkemece uyulmuş olduğu halde, birinci bilirkişi kurulu ek raporunda askeri güvenlik bölgesi ile ilgili olarak herhangi bir incelemeye yine yer verilmemiş, ikinci bilirkişi kurulunun ek raporunda da, askeri güvenlik bölgesinde bulunmasının taşınmazın değerinde azalmaya yol açmayacağı yolundaki görüşte bu defa da direnilmiş olmasına rağmen mahkemece, hükmüne uyulan bozma gerekleri doğrultusunda bilirkişi raporu almak yerine, bozmaya aykırı rapor esas alınarak hüküm kurulmuş olmasına bir anlam verilememiştir.
Bundan ayrı, emsalin imar parseli olmasına karşın dava konusu taşınmaz kadastrol parsel olması nedeniyle aralarında imar durumu yönünden denklik sağlanabilmesi bakımından, dava konusu taşınmazın tabi olacağı, başka bir deyişle alanından, İmar Yasasının 18/2.maddesine göre kamuya bedelsiz olarak bırakılacak olan ( %35'i geçmemek üzere ) düzenleme ortaklık payı oranının ilgili belediye imar müdürlüğünden mahkemece sorulup, bildirilecek oranda indirim yapılması gerekirken, bilirkişi kurullarının yasada öngörülen en yüksek oranın ( %35 ) uygulandığı ek raporları esas alınarak hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, her iki bilirkişi kurulundan, taşınmazın askeri güvenlik bölgesi içinde bulunmasından kaynaklanan değer kaybı oranının belirlenip, tespit edilen değerden bu oranda indirim yapan ve ayrıca, "İmar Yasasının 18.Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkındaki Yönetmelik" hükümleri gereğince dava konusu taşınmazın tabi olacağı düzenleme ortaklık payının oranı, Belediye İmar Müdürlüğünden sorulup, taşınmaz için belirlenen değerden bu oranda indirim yapılan ek raporlar alınıp, raporların bozma gereklerine uygunluğu da denetlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı ve davacı yararına takdir edilen 250.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 17.9.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy