(634 S. K. m. 18, 24, 33)
Dava: Dava dilekçesinde davalının bağımsız bölümünde halı dokumak suretiyle verdiği rahatsızlığın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davalının bağımsız bölümünde gece-gündüz halı dokuması sebebiyle çıkardığı gürültüden dolayı vermiş olduğu rahatsızlığın önlenmesine ilişkindir. Mahkemece, ana taşınmazın tapu kaydı getirtilip kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulu bulunup bulunmadığı araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ana taşınmazın yönetiminden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerinin uygulanabilmesi için kat mülkiyeti kurulmuş ya da kat irtifaklı olmakla birlikte ana yapının tamamlanmış ve en az 2/3'ünün kullanılıp faaliyete geçme koşulu gerçekleşmiş bulunması gerekir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesine göre kat malikleri ve bağımsız bölümde oturanlar birbirini rahatsız etmemek ve birbirlerinin haklarını çiğnememekle yükümlü olup bu yükümlülüğü yerine getirmeyenler hakkında diğer kat malikleri, anılan Yasanın 33. maddesi hükmü uyarınca hakimin müdahalesini istediklerinde hakim olayın varit olup olmadığını belirleyip hakkaniyet kaidelerine göre saptayacağı tedbiri uygular.
Somut olayda davalı, mesken olan bağımsız bölümünde halı dokumaktadır. Ticari faaliyet kapsamında olmayan bu iş anılan yasanın 24. maddesinde yasaklanan faaliyetlerinden değildir.
Mahkemece yapılacak iş, öncelikle dava konusu bağımsız bölümün yer aldığı ana taşınmazın tapu kaydının Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek üzerinde kat mülkiyeti ya da kat irtifakının kurulu bulunup bulunmadığının saptanmasından sonra, mahkemece, inşaat, çevre mühendisi ile doktordan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kuruluyla mahallinde keşif yapılmalı, davalının halı dokuma faaliyeti nedeniyle çıkardığı gürültünün diğer bağımsız bölüm maliklerine rahatsızlık vermeyecek ölçülere indirilmesi için ne gibi önlemler alınabileceği ( izolasyon, belli saatlerde çalışma gibi ) konularında rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken komşu tanıkların beyanları ile yetinilerek davalının halı dokuma işi yapmaması için uyarıda bulunulmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy