(1587 S. K. m. 46) (1086 S. K. m. 38)
Dava: Dava dilekçesinde mükerrer kaydın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm C.Savcısı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 14.11.2001 tarihli dilekçesinde; Ünzile isminde bir kardeşi olduğu halde yanlışlıkla nüfusa mükerrer olarak tescil edildiğini, 1.4.1950 doğum tarihli Ünzile'ye ait kaydın iptalini istemiştir.
Mahkemece; mükerrer kaydın iptaline ilişkin davaların, mükerrer kayıtlı olduğu iddia edilen kişi, ölü ise mirasçıları veya Cumhuriyet Savcılığı tarafından açılması gerektiği, davacının ise Ünzile'nin kardeşi olduğu böyle bir davayı açmaya hakkının bulunmadığı, aktif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa; Davacının kayıtlı olduğu nüfusa, gerçekte olmadığı halde iki kere ana baba bir Ünzile isimli kardeşinin tescil edilmesi gerek miras hakkını etkilemesi gerekse kayıtların doğru tutulmasında hukuki menfaatinin bulunması sebebiyle böyle bir davayı açmakta hakkı bulunduğundan, varit bulunmayan gerekçelerle davasının reddi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, dava ekonomisi de göz önüne alınarak, mükerrer kaydının iptali istenen Ünzile ile kardeşlerinin ölü ise mirasçılarının davaya iştirakları temin edilip dava konusu hakkında beyanları tespit edilip, hasıl olacak sonuç doğrultusunda bir karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy