(2942 S. K. m. 11) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Taşınmaz yerinde üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi kurullarından alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1-Dava konusu 200 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan 1030 m2'lik bölümü üzerinde 26 mandalina ağacı bulunduğu saptanmış olup, ikinci ve üçüncü bilirkişi kurullarınca taşınmazın değerinin belirlenmesinde ağaç sayısı gözetilmeden bir m2'lik alanın mandalina ürünü üzerinden net geliri bulunup m2 alan ile çarpılarak taşınmaza değer biçilmiştir. Kamulaştırma Yasasının 11.maddesinin 3.fıkrasının ( f ) bendi uyarınca arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma ( değerlendirme ) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak bilimsel yolla değerinin belirlenmesi gerekir. Dava konusu taşınmazın yüzölçümü ile üzerindeki mandalina ağaçlarının sayısı gözetilerek normal sıklıkta kaplayacağı alanın belirlenip o miktarın kapama bahçe, artan kısım varsa bu kısmın da tarla olarak değerlendirilip buna göre taşınmaza değer biçilmesi gerekirken taşınmazın üzerindeki ağaç sayısı nazara alınmadan ve Yargıtay'ca kabul edilip yukarıda değinilen yöntem yerine farklı yöntemle değer biçilmesi,
Kabule göre de;
2-Taşınmazın kapama mandalina bahçesi kabul edilip değer biçildiğine göre taşınmaz üzerinde bulunan başka unsurların gelirinin artık taşınmazın zeminine bir katkısı sözkonusu edilemeyeceği gözetilmeden birinci ve ikinci bilirkişi kurulu raporlarında mandalina dışındaki ağaçların değerinin de zemin bedeline ilave edilmiş olması,
3-Dava sonunda karşı tarafa yüklenen avukatlık ücretinin Avukatlık Yasasının ( değişik ) 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek taraflar yerine doğrudan avukata ödenmesine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir. Mahkemece, yukarıdaki hususlarda bilirkişi kurullarından ek raporlar alınarak raporların bozmaya uygunluğu denetlenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy