(634 S. K. m. 24)
Dava: Dava dilekçesinde işyeri olarak kullanılan meskenin eski hale getirilmesi ve tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Asıl davada ve irtibatlı görülüp bu dava ile birleştirilen davada, tapu kaydına göre mesken nitelikli olan anataşınmazdaki 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerin Kat Mülkiyeti Yasasının 24.maddesine aykırı şekilde işyeri olarak kullanıldığı ileri sürülerek her iki bağımsız bölümün meskene dönüştürülmesine bu yapılmadığı takdirde tahliyeye karar verilmesi istenilmiştir.
Dava dilekçelerinde mahkeme marifetiyle yapılmış tespit dosyası gerektiğinde dinlenecek tanık beyanları, yönetim planı ve tapu kayıtları kanıtlarına dayanılmıştır.
Davalı taraf savunmasında dava konusu bağımsız bölümlerin şirketin bürosu olarak kullanıldığını ve davacı tarafın dışındaki maliklerin muvafakatının sağlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Tespit dosyasının incelenmesinden mahallinde yapılan keşifte bu bağımsız bölümlerin şirket adına kullanılmakta olduğunun bilirkişi tarafından saptandığı anlaşılmaktadır. Tapu kayıtlarına göre de her iki bağımsız bölüm mesken niteliklidir. Yönetim planında da meskenlerin işyeri olarak kullanılabilmesi, bütün kat maliklerinin oybirliği ile verecekleri kararın varlığı koşuluna bağlanmıştır.
Yargıtay uygulamalarında şirketlerin irtibat büroları dahil, hangi amaçla olursa olsun kullandıkları yerler işyeri niteliğinde kabul edilmektedir. Kat Mülkiyeti Kanununun 24.maddesinde de meskenlerin işyeri olarak kullanılabilmesi için bütün kat maliklerinin oybirliği ile karar vermeleri aranmaktadır.
Yukarıda açıklanan mevcut kanıtlar ve davalı tarafın kısmi ikrarı dikkate alındığında dava konusu meskenlerin işyeri niteliğinde kullanıldıkları sabit olup bu durumda mahallinde keşif icra edilmeden davanın kabulü yönünde hüküm kurulması mümkün iken keşif kararı verilmesi ve bunun gerektirdiği masrafların yatırılması için davacı tarafa kesin mehil verilip buna rağmen süresinde masrafların yatırılmadığı esas alınarak davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy