(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1- Kamulaştırma Yasası'nın 11. maddesinin G bendi hükmüne göre arsalarda kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre değer belirlenmesi gerekir. O nedenle somut emsal alınan Kirveli Mahallesi 2506 Ada 1 numaralı parselin kamulaştırma sebebiyle açılan bedel artırım davasında ulaşılan ve satış niteliğinde olmayan bedelinin dikkate alınarak değerlendirme yapılmış olması yasaya uygun düşmemektedir. Şu kadarki, aynı taşınmazın bir bölümünün kamulaştırması sebebiyle açılan bedel artırım davasında belirlenen değeri, geri kalan bölümün kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde gözetilmesi Yargıtay uygulamalarında da kabul edilmekte ise de, bu husus, aynı taşınmazla ilgili değerlendirmede bir çelişki yaratmamaya matuftur. Herhangi bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi, serbest satışla oluşan bedel belirlenmesinden farklıdır. İddia, talep ve savunma doğrulusunda mevcut delillere göre değerlendirme yapıldığından bu suretle kesinleşen taşınmaz fiyatları yasanın öngördüğü emsal satışları olarak kabul edilemez. O halde Salihli gibi taşınmaz satışlarının yoğun olduğu bilinen bir bölgede fazlaca uygun emsal bulunması mümkün iken bir taşınmazın kamulaştırma değerinin emsal alınarak sonuca varılmış olması,
2- Dava dilekçesinde arz üzerinde davacıya ait 2.000.000.000TL değerinde bina olduğu; kamulaştırmayı yapan idarece bu binanın değerlendirmeye esas alınmadığı maddi hata olarak ileri sürülerek bina için de bedel belirlenmesi talep edilmiş ise de, mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmamıştır.
Genel kural taşınmaz üzerindeki tüm muhdesatların taşınmazın mütemmim cüzü olduğu yolunda olup, bunun sonucu olarak da muhdesatların zemin malikine aidiyeti kabul edilmektedir. Zeminin başkası adına kayıtlı olduğu veya müşterek mülkiyetin söz konusu olduğu hallerde davacının muhdesatın varlığını ve kendisine ait olduğunu kanıtlaması zorunludur. Davacının muhdesatın aidiyeti konusunda ibraz edeceği deliller toplanmadan ve ayrıca diğer zemin maliklerinin dava konusu muhdesatla ilgili bedel artırım davası açıp açmadıkları araştırılmadan, muhdesatın varlığını ve bunun bütününün davacıya aidiyetini kabul eden ve buna göre değer takdir eden bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy