(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 20)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 1998 yılı Haziran-Aralık dönemine ait 7 aylık aidat ile 1999 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ayları aidatları ve ayrıca 1998 yılı Ağustos ve Eylül ayları ile 1999 yılı Şubat ayından başlayarak 5 taksit halinde ödenmesi gereken onarım gideri karşılığı olmak üzere toplam 3.614.000.000TL. borcunu ödemediği iddiasıyla kat maliki davalı hakkında yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icranın devamına ve yasal faiz ile birlikte gecikme tazminatının tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, takibe konu olan 3.614.000.000 TL. aidat ve onarım gider borcunun 1.219.400.000 TL., işlemiş faiz borcunun 581.288.000 TL. ve gecikme tazminatı borcunun 1.409.220.000 TL olduğu belirtilmiş mahkemece de bu bilirkişi saptaması esas alınarak tespit edilen miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Dosyaya getirtilen bilgi ve belgelerden davaya konu teşkil eden aidat ve onarım giderlerinin saptandığı kat malikleri kurulu toplantılarından 9.6.1998 tarihli toplantıya davalının katılmadığı, 10.1.1999 tarihli toplantıya vekilinin katıldığı anlaşılmış, 9.6.1998 tarihli toplantıda alınan kararların ve söz konusu giderlere ilişkin olarak düzenlenmiş işletme projesi varsa bunun davalıya tebliğ edildiğini gösteren herhangi bir kanıta bu belgeler arasında rastlanılmamıştır.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 20. maddesi uyarınca ödenmeyen ortak gider ve aidat borcu üzerinden alınması gereken aylık % 10 gecikme tazminatının hesaplanmasında, buna ilişkin işletme projesi davalıya tebliğ edilmişse bu tarihin, ortak gider alacağı kat malikleri kurulu kararına dayanıyor ve davalı karara katılmış ise karar tarihinin, katılmamış ise kararın tebliğ edildiği ya da borcun herhangi bir şekilde davalıya bildirildiği tarihin başlangıç günü alınması Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları gereğidir.
Mahkemece, davalının borcunu öğrenip öğrenmediği araştırılarak yukarıda açıklanan şekillerden biri ile borcunu öğrendiğinin saptanması halinde faiz ve gecikme tazminatının bu öğrenme tarihi itibariyle hesaplanıp bulunacak miktara hükmedilmesi gerekirken, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan söz konusu aidat ve ortak gider borçlarının ait oldukları tarihlerden itibaren davalının faiz ve gecikme tazminatından sorumlu bulunduğu sonucuna varılıp buna göre hüküm kurulması ve ayrıca davacı yararına hükmedilen icra inkar tazminatının sadece asıl alacak üzerinden hesap edilmesi gerekirken faiz ve gecikme tazminatını da kapsayacak şekilde hesaplanmış olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy