(1086 S. K. m. 388, 428) (634 S. K. m. 41)
Dava: Dava dilekçesinde kat malikleri kurulu kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece, kat malikleri kurulunun 21.1.2000 tarihinde yapılan toplantısı ve alınan kararlar bakımından 1 yıllık sürenin geçmiş olması da dikkate alınarak denetçi seçimi dışındaki hususlar yönünden önemli bir usulsüzlük olmadığı sonucuna varılmış olmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Kat maliki olmayan bir kişinin denetçi seçilmiş olması Kat Mülkiyeti Kanununun 41.maddesinin 3.fıkrasının emredici hükmüne de aykırılık teşkil ettiğinden kararın bu yönden iptali gerektiği sonucuna varılması doğru ise de; kararda bu hususta yapılacak işin kesin bir şekilde ifade edilmemiş bulunması infazda tereddüt uyandıracak niteliktedir.
HUMK. nun 388.maddesinin son fıkrasına göre mahkeme kararlarının hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yasanın bu hükmü infazda duraksamaya meydan verilmemesini amaçlamaktadır.
Mahkemece, yasanın açıklanan bu hükmü gözetilerek davanın kabul edilen kısmı bakımından kat malikleri kurulu kararındaki yeri ve metni de gösterilmek suretiyle iptal edilen hükmün ne olduğu belirtilmeli ve bunun iptaline şeklinde hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy