(2942 S. K. m. 10, 11, 15) (1086 S. K. m. 164)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece dava konusu taşınmazın yerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Bilirkişi kurullarından alınan raporlar, değer biçme yöntemi bakımından yasa hükümlerine uygundur. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, 1-Dava konusu taşınmaz sulu tarım arazisi kabul edilerek, buna göre değer biçilmiş, üzerinde bulunan 3 adet su kuyusuna da ayrıca değer takdir edilmiştir. Su kuyusu, dava konusu taşınmaza sulanan arazi niteliği kazandıran bir kuyu ise, ayrıca değer biçilemez. Sulama amaçlı olarak açılan kuyu, sulanan arazi niteliğinde kabul edilen zemin bedelinin kapsamında kalır. Buna göre su kuyularının niteliği araştırılıp, taşınmaza sulu tarım arazisi niteliğini veren bir kuyu olup olmadıkları tespit edilmeden kuyuların bedeline de hükmedilmesi,
2-Davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olan iki taraftan her biri kısmen haklı çıkmakla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan vekil ücretlerinin taraflar yerine doğrudan avukatlarına ödenmesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.9.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy