(2942 S. K. m. 11) (1136 S. K. m. 164) (Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkında Karar m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyaya getirtilen Görece Belediye Başkanlığının 25.5.1995 günlü, 1995/679 sayılı yazısında dava konusu 822 parsel nolu taşınmazın değerlendirme tarihi olan 28.11.1994 tarihi itibarıyla; (A) harfi ile gösterilen alanının 1/1000 ölçekli imar planında konut gelişme alanı olarak belirlendiği, (B) harfi ile gösterilen alanının ise 1/5000 ölçekli nazım imar planında doğal karakteri (tarla) korunacak alanda kaldığı ve Havza Koruma yönetmeliği hükümlerine tabi olduğu, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı bildirilmiş olup, bu nitelikleri itibariyle taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamında kalan bölümü arsa sayılabilir ise de, Bakanlar Kurulunun 28.2.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararına göre (B) harfi ile gösterilen kesiminin arsa olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Öte yandan sözü edilen Havza Koruma Yönetmeliğinin 4. maddesinde; su havzası koruma alanlarında yeni yerleşim birimlerine ve toplu konut alanlarına izin verilmeyeceği, 7. maddesinde ise; bu yerlere yüzölçümü arsa alanın %5'den fazlasını geçmeyecek, kırsal nüfus ihtiyacına cevap vermeyecek ve bir ailenin oturmasına mahsus bağ ve sayfiye evleri yapılabileceği öngörülmüştür.
Tüm bu bilgi ve belgelere dayalı olarak, dava konusu taşınmazın (A) harfli ve (B) harfli bölümlerinin ayrı ayrı yüzölçümleri tespit edilerek (A) harfli bölümünün arsa olarak kabul edilmek, (B) harfli bölümünün ise arazi niteliğine göre (nitekim aynı kamulaştırma nedeniyle aynı köy civarındaki taşınmazlar mahkemenin 2000/326 Esas-2002/238 karar, (Dairenin 2002/8947-9331 nolu); mahkemenin 2000/300 Esas 2002/88 karar (Dairenin 2002/8944-11642 nolu) dosyalarında arazi olarak nitelendirilip, Yargıtay denetiminden geçerek onanmıştır) net gelir üzerinden bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilmek gerekirken tamamının arsa olarak kabulü ile değerlendirme yapılması,
Kabule göre ise;
2- Dava sonunda, karşı tarafa yüklenen avukatlık ücretinin Avukatlık Yasasının (değişik) 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek taraflar yerine doğrudan avukata ödenmesine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece (1) nolu bozma gereği yerine getirilmek üzere bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı ve (2) nolu bozma da dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy