(634 S. K. m. 19) (1086 S. K. m. 43)
Dava: Dava dilekçesinde apartmanın ortak yerlerine mimari projesine aykırı yapılan müdahalenin önlenmesi ile eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece tarafların sulh olması sebebiyle sulhlerinin tasdiki cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde davalıların mülkiyet ve kullanımında olan dava konusu dükkanların aralarındaki bağlantıyı sağlayan duvarların projeye aykırı olarak kaldırıldığı ve tapu kaydına göre dükkan niteliğinde olan bağımsız bölümün kat malikleri kurulu kararı ile yasaklandığı halde kafeterya olarak kullanıldığı ileri sürülerek bu aykırılıkların da eski hale getirilmesi istenilmiş iken, mahkeme kararında -bahçeye yapılan müdahale iddiasıyla sınırlı olarak taraf vekillerinin "sulhlerinin tasdikine" denilmekle yetinilip- bu istemler konusunda bir karar verilmemiş olması doğru değil ise de, temyiz eden davalı tarafın hukuki durumu ve sıfatı gözetildiğinde bu husus bozma nedeni yapılmayıp yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;Davalılardan Reha tapu maliklerine vekaleten dava konusu dükkanları diğer davalılara kiraya veren kişi durumunda olup, davada pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Davanın, adı geçen davalı yönünden bu nedenle reddi gerekirken, bu hususta bir hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy