(2942 S. K. m. 11) (1136 S. K. m. 168)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Taşınmaz tarım arazisidir. Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin 3. fıkrasının f bendinde taşınmaz malın kamulaştırma ( değerlendirme ) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Bilirkişi kurullarınca düzenlenen raporlarda, dava konusu taşınmazın, kaynağı açıklanmadan sulanabilir tarım arazisi olduğu belirtilmiş ve bu özelliği itibariyle münavebeye alınan ürünlere göre değer biçilmiş ise de taşınmazın fiilen sulanıp sulanmadığı, sulanıyor ise suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama yada başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, ayrıca bu suyun taşınmazın tamamının sulanmasında her mevsim için yeterli olup olmadığı ayrıntılı bir biçimde araştırılıp saptanmadan taşınmaz sulu tarla kabul edilip, bu tür tarım arazilerinden alınabilecek verim miktarına göre değerlendirme yapan bilirkişi raporu esas alınarak fazla bedel artırımına karar verilmesi,
Kabul şekline göre de;
2-Davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı idare yararına hükmedilen avukatlık ücretinin, 4667 Sayılı Yasa ile değişik Avukatlık Yasasının 168/son fıkrası uyarınca karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre ve bu tarifenin 13. maddesinin son cümlesi hükmü de dikkate alınarak hesaplanması gerektiği düşünülmeden, eksik vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda 1 nolu bentte belirtildiği biçimde taşınmazın sulu yada kuru tarım arazisi olma niteliğinin açıkça ve denetime olanak verecek biçimde saptanması, sulu olduğunun tespiti halinde şimdiki gibi, kuru olduğunun anlaşılması halinde ise bu tür arazilerde münavebeye alınacak ürünlere ilişkin ortalama verilere göre değerlendirme yapılıp, kapitalizasyon faizinin de %6 oranında alınması suretiyle kamulaştırma bedelinin belirlenmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alındıktan sonra hasıl olacak onuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy