(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, taşınmazın kamulaştırılan kesimindeki bağ omcalarının sayısı dikkate alınarak zeminin tamamının kapama bağ olarak nitelendirilip değerlendirilmiş bulunmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
1-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında, kapama zeytinlik, kapama bağ ve kapama meyve bahçesi değerlendirmelerinde, bu ağaçlardan, cinslerine göre kalite ve verimlilik açısından teknik olarak en uygun sıklıkta dikildiğinde dekar başına elde edilebilecek verim esas alınmak suretiyle taşınmaz üzerindeki ağaçların bu ölçülere göre kaplayacağı alandan elde edilebilecek net gelire göre bilimsel yöntemle zemin değeri saptanması aranmaktadır. Bu bağlamda, kamulaştırılan taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarının ve bağ omcalarının sayısı itibariyle normal sıklıkta kaplayacağı alanın kapama kabul edilip, bu cins meyvenin, tarım müdürlüğü verilerine göre o yörede dekar başına ortalama verimi ( zeytin ürününde bir yıl yok, bir yıl var yılı olduğu da gözetilerek ) ve ortalama kg. fiyatı esas alınmak suretiyle gelir hesabı yapılması; sık dikim nedeniyle, taşınmaz üzerinde normal sıklıkta olması gerekenden fazla ağaç ve omca bulunması halinde de, ağaçların ve omcaların çokluğu gözetilmeden taşınmazın tamamı kapama kabul edilip, yine normal sıklıkta meyvelikten ve bağdan elde edilebilecek gelir esas alınmak suretiyle mevcut ağaç ve omca başına verim üzerinden değerlendirme yapılması gerekir.
Bu bakımdan, kamulaştırılan taşınmazın fiili durumuna dayalı olarak ve il tarım müdürlüğünün dosyada mevcut yazısında belirlenen "sık dikim şartlarındaki" verileri uygulamak suretiyle değerlendirme yapan bilirkişi kurulu raporlarına göre hüküm kurulması,
2-Öte yandan ülkemizin üzüm üretiminin en çok yapıldığı bölgelerinde dekar başına üzüm veriminin genelde 1500-2000 kg. civarında ( ortalaması 1750 kg.dır ) olduğu yıllardır Yargıtay'a gelen kamulaştırma dosyalarından bilinmektedir. Elimizdeki dosyada taşınmazın bulunduğu ilçe tarım müdürlüğü verileri yerine il tarım müdürlüğünden alınan ve taşınmaz üzerinde bulunan her omca için geçerli olmak üzere bildirilen omca başına verim miktarı esas alınmak suretiyle 2300-2600 kg/dekar üzüm verimine ulaşılıp bu yüksek miktar üzerinden değerlendirme yapılması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, Ç İlçe Tarım Müdürlüğünden, değerlendirmeye esas alınan 2000 yılına ait dekar başına üretim maliyeti ve kg. toptan satış fiyatının sorulup ( geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen veriler 2001 yılına aittir ) alınacak cevaba göre bilirkişi kurullarından ek raporlar alınıp hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 8.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy