(2942 S. K. m. 11) (7201 S. K. m. 17, 32) (Tebligat Tüzüğü m. 21)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece kamulaştırma tebligatının 16.4.2001 tarihinde muhatap Hayat Ekenler'le birlikte çalışan işçisine yöntemince yapıldığı ve buna göre davanın 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı kabul edilerek bu nedenle reddine karar verilmiştir.
Kamulaştırma Yasası'nın 13. maddesinde belirtildiği üzere kamulaştırma tebligatının, noterlik aracı kılınmak suretiyle Tebligat Yasası hükümleri uyarınca yapılması gerekir. Somut olayda noter aracılığıyla çıkartılan tebligat, muhatabın iş adresinde o anda bulunan Emel Canbolat'a tebliğ edilmiş ise de yargılama aşamasında davacı taraf tebligat yapılan Emel'in işyerinde çalışan daimi işçileri olmadığını ve tebligata 3.5.2001 tarihinde muttali olduklarını ve buna göre davanın süresinde açıldığını savunmuştur.
Beyanına başvurulun Emel, davacının işyerinde işçi olarak çalışmadığını, tebligatın yapıldığı gün tesadüfen o yerde bulunduğunu ve tebliğ memuru geldiğinde muhatabın lavaboya gittiğini bildirmesine rağmen sakınca bulunmadığı söylenip tebligatın kendisine yapıldığını bildirmiş, tebliğ memuru da yeminli ifadesinde muhatabı adresindeki işyerinde bulamadığı için tezgah arkasında bulunan Emel'e tebligat yaptığını ve Emel'in bu işyerinde devamlı olarak bulunduğunu ve çalıştığını bildiğini söylemiştir.
Zabıta marifetiyle yaptırtılan araştırmada Emel'in bu yerde çalışmadığının tespit edildiğinin bildirildiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır.
Mahkemece, tebliğ memurunun beyanına dayanılarak ve hayatın olağan akışı içinde 70 yaşlarında olan davacının tek başına bu işi çeviremeyeceği ve Emel'in bu nedenle bu işyerinde çalıştığı ve buna göre tebligatın geçerli olduğu kanaat ve sonucuna varılarak bu gerekçelerle dava reddedilmiştir.
Tebligat Kanununun 17.maddesi ile Tüzüğün 21 inci maddesinde, belli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebligatın aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı öngörülmüştür. Bu hükme göre kendisine tebligat yapılan kişinin muhatabın daimi işçisi veya memuru olduğunun muhatap tarafından kabulü yada resmi belgelerle kanıtlanması gerekir. Somut olayda davacı taraf, tebligat yapılan Emel'in daimi işçi olduğunu kabul etmediği gibi Emel'de bu yerde çalışmadığını bildirmiş olduğu ve zabıta araştırması da bu beyanları doğruladığı halde salt tebliğ memurunun tahmine ve varsayıma dayalı beyanı esas alınarak, tebligatın geçerli sayılması doğru görülmemiştir.
Mahkemece tebligat yapılan Emel'in sigortalı işçi olması ihtimali gözetilip o yerin bağlı bulunduğu Sosyal Sigortalar Kurumu şubesinden adı geçenin tebliğ tarihi itibariyle söz konusu işyerinde çalışan işçi statüsünde olup olmadığı sorulup bu yerden de olumsuz yanıt alınması ve başkaca bir kanıt da elde edilememesi durumunda tebligatın geçersiz olduğu kabul edilmelidir. Geçersiz tebligata rağmen Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca davacının tebliğe, ihtilafsız kamulaştırma bedelini tahsil etmek ve sair surette muttali olup olmadığı araştırılıp böyle bir ıttılanın varlığının tespit edilmesi halinde de bu tarih itibariyle (30) günlük hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi, ıttılayı gösteren bir olgu da yoksa tebligatın öğrenildiği bildirilen 3.5.2001 tarihi itibariyle davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esası hakkında gerekli tahkikat yapılıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy