(2942 S. K. m. 10, 11) (765 S. K. m. 236) (657 S. K. m. 22)
Dava dilekçesinde Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanunla değişik hükümlerine dayalı olarak, kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Demirtaş Belediye sınırları içindeki dava konusu taşınmaz Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 19.7.2001 tarihinde yol yapımı ve genişletilmesi amacı ile kamulaştırılmıştır. Gerekli belgeler hazırlanarak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının tescili için dava açılmış, davacı vekilinin taşınmazın belediye sınırlarında kalıp kalmadığı konusunda ihtilaf bulunduğunu beyan etmesi üzerine mahkemece, dava konusu parselin davacı idarenin kendi sınırları içinde bulunmadığı ve kamulaştırma yapmasına imkan olmadığı gerekçesiyle bedel tespiti ve tescil için açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmaz davacı idare tarafından usulüne uygun şekilde kamulaştırılmış olup, idare tarafından kamulaştırmadan vazgeçilmedikçe veya kamulaştırma kararı bir mahkeme hükmü ile iptal edilmedikçe açılan bedel tespiti ve tescili davasına bakılması gerekir. Ayrıca bir taşınmazın kamulaştırılması için o taşınmazın kamulaştıran idarenin belediye sınırları içerisinde bulunmasına da gerek yoktur. Mahkemece bu hususlar re'sen gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
YKD. Ocak 2003
Full & Egal Universal Law Academy