(634 S. K. m. 47, 49)
Dava: Dava dilekçesinde 634 Sayılı Yasanın 49.maddesi gereğince kat irtifakının sona erdirilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kat irtifaklı taşınmaz üzerinde inşa edilmiş anayapının deprem nedeniyle yıkılması sonucu kaydının silinerek arsasının müşterek mülkiyete dönüştürülmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 47.maddesi kapsamına girdiğine işaret edilip, davacının Tapu sicil Müdürlüğüne başvurarak idari yoldan kat irtifakını kaldırılabileceği gerekçesiyle dosyanın idari mercie gönderilmesi için görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulmak suretiyle 9'u davacıya, 2'si davalılara ait olmak üzere toplam 11 bağımsız bölümden oluşan bir ana yapı inşa edildiği, henüz kat mülkiyeti kurulmadan oturulur halde iken 17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen deprem sonucu tamamen yıkıldığı, enkazının Afet İşleri Genel Müdürlüğünce kaldırıldığı, arsasının o tarihten beri halen boş bulunduğu anlaşılmıştır.
Kat Mülkiyeti Yasasının 47. maddesinde kat mülkiyeti kurulmuş binalarla, 49.maddesinde ise kat irtifakı kurulmuş olmakla birlikte henüz kat mülkiyetine geçmemiş yapılarla ilgili düzenlemelere yer verilmiştir.Somut olayda dava konusu edilen anayapıda kat mülkiyeti kurulmadığına göre burada Yasanın 47.maddesinin uygulama alanı bulunmamaktadır. O halde soruna kat irtifakının sona ermesini düzenleyen 49.madde hükmü uyarınca çözüm bulmak gerekir. Kat Mülkiyeti Yasasının 49.maddesinin 2.fıkrası; kat irtifakı,buna konu olan arsanın tamamen yok olması veya üzerinde bina yapılamayacak hale gelmesi ile kendiliğinden sona ereceği hükmünü içermektedir. Dava konusu olayda kat irtifaklı arsa tamamen yok olmadığı gibi hukuki düzenlemeler veya doğa olayları gibi nedenlerle üzerinde bina yapılamayacak hale de gelmemiştir. Ne var ki bu fıkradaki hüküm, kat irtifaklı binanın yapılmaması durumunda göz önüne alınacak bir husustur. Yukarıda da açıklandığı gibi bina, projesine ve kat irtifakına uygun şekilde tamamlanmış ancak, deprem sonucu yıkılmıştır.Taraflardan hiçbirisinin binayı yeniden yapma yönünde bir irade beyanları da yoktur. O halde, kat irtifaklı binanın tamamlandıktan sonra veya tamamlanmadan bu şekilde yıkılması durumunda ilk defa yapılması ile ilgili bulunan ve 49.maddenin 3. fıkrasında yer alan süreye bakılmaksızın olayımızda olduğu gibi arsanın maliki veya ortak maliklerinden herhangi birisinin istemesi halinde arsanın müşterek mülkiyete çevrilmesine ve tapu kütüğündeki kat irtifakı kaydının silinmesine karar verilmelidir. Ayrıca, Kat Mülkiyeti Yasasının 49.maddesinin birinci fıkrası; kat irtifakına konu olan arsanın maliki veya ortak malikleri,tapu memuruna verecekleri yazılı bir beyanla kat irtifakına ait sicil kaydını sildirerek bu irtifaka her zaman son verebileceklerini öngörmektedir. Arsanın ortak maliklerinin tümünün bir araya gelip sicil kaydını sildirmeye yanaşmamaları gerçeği karşısında söz konusu kaydın idari yolla silinmesi olanağı da ortadan kalkmış bulunmaktadır.
Açıklanan tüm bu hususlar mahkemece göz önüne alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy