(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1-Taşınmaz arsa niteliğinde kabul edilerek ona göre değerlendirme yapan bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulmuş ise de, bu konuda yeterli inceleme yapılmamış mücerret bilirkişilerin beyanına itibar edilmiştir.
Taşınmazın niteliğini tespit amacıyla mahallinde yapılan keşif sonunda düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu taşınmazın O Belediyesi mücavir alan sınırları içinde olduğu, tüm belediye hizmetlerinden yararlanmasa da kuzeyinde bulunan taşınmazların meskun olup tüm belediye hizmetlerinden yararlandığı, 1/5000 ölçekli Nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı arasındaki sınırda kaldığı bu nedenlerle arsa olduğu açıklanmıştır. Oysa, Bakanlar Kurulunun Yargıtay'ca kısmen benimsenen 28.2.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden ( belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs. ) yararlanması ve meskun yerler arasında yer alması gerekir. Bu hususlar Belediye Başkanlığı ve diğer ilgili mercilerden sorulmadığı gibi bilirkişi raporundaki kabule göre de mücavir alan sınırları içinde olan taşınmazın kuzeyinde kalan bir kısım taşınmazların meskun halde ve belediye hizmetlerinden yararlanır olması da arsa kabulü için yeterli değildir.
B ili O Belediye Başkanlığının 15.4.2002 tarihli yazılarında dava konusu taşınmazın 1.derece doğal sit alanında kaldığı 5.11.1999 tarihli yazılarında ise 1/25000 ölçekli nazım imar planı kapsamında olduğu belirtilmiştir. Buna göre de, belediye nazım imar planı içinde kalan taşınmazın, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.4.1998 gün ve 1996/3-1998/1 Sayılı Kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, belediye merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da değerlendirilmek üzere araştırılmalıdır.
Öte yandan, dava konusu 275 parselin komşu taşınmazı olan ve aynı amaçla, aynı tarihte ( 27.10.1999 ) kamulaştırılan 276 parselin maliki tarafından kamulaştırma bedelinin artırılması istemiyle açılıp sonuçlandırılan B 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1233 esas ve 2002/475 karar ( Dairenin 2002/9716-9497 ) sayılı dava dosyasında taşınmaz tarım arazisi olarak değerlendirilmiş ve bu niteliğine göre verilen karar Dairemizce onanmıştır.
Açıklanan hususlara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin ilgili Belediye Başkanlığından ve diğer mercilerden sorulup alınacak cevaplar ile yukarıda sözü edilen dosya da getirtilip kesinleşen bu kararın güçlü delil olabileceği de gözetilerek taşınmazın arsa niteliğinde olup olmadığının saptanmamış olması,Kabule göre de;
2-Dosyadaki 15.4.2002 ve 17.9.2002 tarihli O Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğü yazılarına göre dava konusu taşınmazın "1.derecede doğal sit alanında kalmakta olduğu, söz konusu alanlarda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 5.11.1999 gün ve 659 sayılı ilke kararına göre uygulama yapılacağı" belirtildiğine ve yazı ekinde gönderilen ilke kararından bir takım kısıtlamalar getirildiği de anlaşıldığına göre yapılaşmayı olumsuz etkileyen bu hususların taşınmazın kıymetinde meydana getireceği kaçınılmaz değer kaybının saptanıp bunun taşınmazın değerinden düşülmesi gerekirken 1. ve 2. bilirkişi kurullarının raporlarında bu hususun gözetilmemesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy