(634 S. K. m. 19, 23, 33)
Dava: Dava dilekçesinde Kat Mülkiyeti Yasasının 33. maddesine göre hakiminin müdahalesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının dairenin balkonunu pvc çevirmek suretiyle odaya ilave ederek projeye aykırı hareket ettiğini ve apartman dış görünüşünde göze hoş gelmeyen görüntü kirliliği meydana getirildiğini belirterek projeye aykırı kısımların yıkılarak uygun hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerinde yaptırtılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davalıya ait dairenin kuzeydoğudaki yatak odasına bağlantılı balkonun, parapet duvarı üzerini çevreleyen PVC doğramalı camekanla kapatılıp yatak odasına katıldığı ve projeye aykırı olan bu değişikliğin kat maliklerinin rızası alınmadan yapılamayacağı belirtilmiştir.
Mahkemece, kat maliklerinin rızası olmadan projeye aykırı bir şekilde kapatılıp odaya katılan balkonun eski hale getirilmesine ve bunun için davalıya 1 ay süre tanınmasına, eski hale getirilmediği taktirde masrafı davalıdan alınmak suretiyle davacı tarafından yerine getirilmesine izin verilmesine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bütün kat maliklerinin muvafakatı sağlanmadan yapılan projeye aykırılığın tanınan süre içerisinde eski hale getirilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak;
Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamalarında, ortak yerlerde yapılacak işlerin davalı tarafından yerine getirilmemesi durumunda masrafı ödenmek kaydıyla bunların davacı tarafından yapılması kabul edilmekteyse de, bağımsız bölümlerde ve bağlantılı kısımlarda işlem yapılmasını gerektiren durumlarda Yasanın 23. maddesi hükmünün kapsamandaki haller dışında mülkiyet hakkının saygınlığı gözetilerek talep etmiş olsa dahi davacının bu yolla yetkilendirilmesi uygun görülmemektedir. Bu bakımdan davalının kullanım ve mülkiyetinde olan bağımsız bölümün balkonundaki projeye aykırılıkların eski hale getirtilmesi işinin davalı tarafından yerine getirilmesine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken talep de aşılarak bu işin davacı tarafından da yapılmasına olanak sağlayıcı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy