(634 S. K. m. 24)
Dava: Dava dilekçesinde tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı Oğuz ve Taliha vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde; davalı Oğuz un onaylı projesinde mevcut olmadığı halde ek baca açarak pasta ve dondurma imalatı yaptığı dükkandan yayılan koku ve duman ile çıkan gürültü nedeniyle rahatsızlık verdiğini, ayrıca, kullanılan sanayi tüplerinin tehlike oluşturduğunu belirterek davalının bu yerden tahliyesine karar verilmesini istemiş, sonradan gelen tapu kaydından dava konusu yerin iki ayrı bağımsız bölümün eklentilerinden oluştuğunun anlaşılması üzerine de bu eklentilerin bağlı bulunduğu 1 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin maliklerini de davaya dahil etmiştir.
Yerinde yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; kat mülkiyeti kurulmasına esas alınan onaylı proje ve tapu kayıtlarına göre, dava konusu dükkanın, ayrı bir bağımsız bölüm olmayıp mesken nitelikli 1 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin kiler vasıflı eklentilerinden oluşturulduğu, bu dükkanın tavan betonunun sonradan delinip, zemin kattaki 3 numaralı bağımsız bölümden başlayan ortak bacaya bağlandığının tespit edildiği açıklanmış, ayrıca tapuda ve asıl projede eklenti olarak gösterilen kilerleri birleştirip bağımsız bölüm haline getiren onaylı tadilat projesinin varlığından söz edilmemiştir.
Davaya dayanak yapılan tespit dosyasında da, projeye aykırı olarak yapılan ek bacanın bağlandığı ortak bacadan yayılan, dava konusu imalathanenin koku ve dumanının bağımsız bölümlerde rahatsızlık verebileceği görüşüne yer verilmiş ise de, rahatsız edici durumun müşahede ve tespit edildiği belirtilmemiştir. Dinlenen davalı tanığı da rahatsız olmadığını beyan etmiş olup, toplanan delillere göre rahatsızlık verildiği kanıtlanmış değildir.
Öte yandan Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, rahatsız edici durumun varlığının saptanması halinde, bunu doğuran nedenlerin tespit edilip giderilmesi bakımından alınacak önlemler belirlenip, bu önlemlerin gereğinin yerine getirilmesine, rahatsızlığın giderilmesi için önlem alınmasının mümkün olmaması durumunda da dava konusu bağımsız bölümde rahatsızlık veren bu faaliyetin men'ine şeklinde karar verilmesi gerekmekte olup, tahliye kararı verilemez. Tahliye kararının ancak, Kat Mülkiyeti Yasasının 24 üncü maddesine dayanılarak mesken nitelikli bağımsız bölümlerin, tüm kat maliklerince oybirliği ile verilmiş kararı olmadan işyeri olarak kullanılmasının men'inin istenmesi halinde mahkemece tanınacak süre içerisinde meskene dönüştürülmemesi durumunda verilebileceği kabul edilmektedir. Somut olayda mesken nitelikli bağımsız bölümlerin eklentisi olması nedeni ile meskenin bütünleyici parçası olan dava konusu yer de mesken nitelikli ise de; davada mesken niteliğine dönüştürülmesi istenilmemiştir.
Mahkemece, davacının talebinin rahatsızlık verici durumun giderilmesine yönelik olduğu kabul edilerek yerinde yeniden uygulamalı bilirkişi incelemesi yaptırılarak ve varsa davacının gösterdiği diğer deliller de toplanıp rahatsızlık verildiğinin tespit edilmesi halinde, yukarıda açıklandığı üzere bu durumun giderilmesi için gerekli önlemlerin de belirlenip alınması, önlem alınamıyorsa rahatsızlık veren faaliyetin durdurulması yolunda hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy