(634 S. K. m. 4, 16, 19)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin men'i ve tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacı dilekçesinde; davalıların anataşınmazın çatısına mimari projeye aykırı olarak güneş enerjisi sistemi kurduklarını, davalılardan Yusuf'a ait olan güneş enerjisi sisteminin patlaması sonucu sızan suların bağımsız bölümünün tavan ve duvarında hasar meydana getirdiğini, söz konusu sistemleri diğer bağımsız bölümlerin maliklerinin rızalarını almadan kurduklarını, bunların kaldırılmasını ve ayrıca davalı Yusuf dan 300.000.000 TL zarar bedelinin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece, güneş enerjisi sistemlerinin, tekniğine uygun olmadığı ve davacıya zarar verdiği gerekçeleriyle sökülerek çatının projesine uygun eski hale getirilmesine davacının bağımsız bölümüne verilen zarar için istenen bedelin kısmen kabulüne ve tahsiline karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin ve özellikle bilirkişi raporunun incelenmesinden; güneş enerjisi sistemlerinin tekniğine ve standartlara uygun yapılmadığı,sistemin alt kısımlarında su taşmalarına karşı tekneler ile burada birikecek suların tahliyesi için teknelerle oluk arasında boruların bulunmadığı, buna rağmen çatının, tüm kat maliklerinin güneş enerjisi sistemini kurmalarına uygun bulunduğu, her bir sistemin kaplayacakları alan itibariyle bağımsız bölüm sahiplerinin arsa paylarını aşmadığı, davalı Yusuf'un güneş enerjisi sisteminin patlaması sonucu davalının bağımsız bölümünde hasara neden olunduğunun açıklandığı anlaşılmıştır.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre,projesinde bulunmasa dahi diğer kat maliklerinden muvafakat alınmaksızın çatı veya terasta güneş enerjisi sisteminin kurulmasına; tesisatın ait olduğu bağımsız bölüm malikinin arsa payına tekabül eden orandan fazla bir alanı kaplamaması, tekniğine uygun olarak inşa ve monte edilmiş bulunması, zarar verici durumların giderilmesi için her türlü önlemin alınması, ana binadaki bütün kat maliklerinin her birinin bu yerlerde güneş enerjisi kurmaları halinde yeterli alanın mevcut olması ve bu tesislerin ana binanın taşıyıcı sistemine zarar vermemesi, arıza olduğunda binaya ve diğer bağımsız bölümlere gelebilecek bir zararın önlenmesi konusunda gerekli tedbirlerin alınmış olması kaydıyla izin verilmektedir. Bu şartların hatalı veya eksik yerine getirilmesi ya da bakım ve onarımın aksatılması sonucu zarar verici eksiklik veya arızanın ortaya çıkması halinde de mahkemece, bu hususta bilirkişi tarafından belirlenecek yanlışlık veya eksikliklerin giderilmesine ve gerekli önlemlerin alınmasına, karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, bilirkişinin yerinde yaptığı inceleme sonucu düzenlenen raporda; çatının, bütün kat maliklerinin güneş enerjisi sistemini kurmaları için yeterli bulunduğu, davacıların kurdukları sistemlerin tekniğine uygun yapılmadığı, herhangi bir su kaçağına karşı su toplama teknesi yerleştirilmediği gibi burada biriken suların tahliyesi için de boru ile oluklara giriş yapılarak önlem alınmadığı bu eksiliklerin giderilmesi gerektiği bilirkişice açıklanmış olmasına karşın anayapıdaki tüm bağımsız bölümler için çatıda sistem kurulduğunda binanın taşıyıcı sisteminin zarar görüp görmeyeceği hususuna yer verilmemiştir.
Açıklanan bu durum karşısında mahkemece; anayapıdaki bütün bağımsız bölümler için çatıda güneş enerjisi sistemi kurulması halinde binanın statiğinin ( taşıyıcı sisteminin ) zarar görüp görmeyeceği konusunu açıklığa kavuşturan ve ayrıca bilirkişinin esas raporunda belirttiği arıza ve eksikliklerin giderilmesi için ne gibi önlemler alınması gerektiğini maddeler halinde sıralayan ek rapor alınmalı, söz konusu önlemlerin alınması için davalılara uygun bir süre tanınmalı ve böylece oluşacak kanaate göre bir karar verilmelidir.
Bu hususlar yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK' nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy