(634 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 38, 73)
Dava: Dava dilekçesinde muarazanın meni istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı yönetici dava dilekçesinde, davalının dükkânından arka bahçeye kapı açıp duvarla kapattığı yerde köpek besleyerek apartman sakinlerine rahatsızlık verdiğini ileri sürüp davalının bu şekilde çıkardığı muarazanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerinde yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı tarafından yapılan duvar ve sonradan açılan kapının projeye aykırı olduğu ve bu yerde köpek beslenerek oluşan pisliğin yaydığı koku ve köpeklerin gürültüsüyle çevreye zarar verildiği belirtilmiş, mahkemece bu saptama esas alınarak projeye aykırı olarak köpek bakarak oluşan muarazanın önlenmesine biçiminde karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 18. maddesinde kat maliklerinin, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla karşılıklı olarak yükümlü oldukları öngörülmüş olup yasanın bu hükmüne aykırı davranış nedeniyle bunun önlenmesi bakımından dava açma hakkı kural olarak kat maliklerine aittir. Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre, kat maliki olmayan yöneticinin rahatsızlığın giderilmesi istemiyle dava açabilmesi, kat malikleri kurulu kararıyla kendisine açıkça yetki verilmiş olmasına bağlıdır. Yönetim planında köpek, kedi gibi hayvan beslenmesinin yasaklanmış bulunması yöneticinin bu konuda kat malikleri kurulundan yetki almadan dava açmasını mümkün kılmaz.
Geri çevirme kararı üzerine getirtilen tapu kayıt fotokopisinde davacı yöneticinin kat maliki olduğuna dair bir kayda rastlanılmamış, karar defterindeki kat malikleri kurulu kararlarında da yöneticiye eldeki davayı açması için açıkça yetki verildiğini gösteren bir karar da bulunmamaktadır.
Bu durumda kat maliki olduğu kanıtlanmamış ve kendisine de kat malikleri kurulunca bir yetki verilmemiş bulunan davacı yöneticinin aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilip davanın sonuçlandırılmış olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy