(7201 S. K. m. 21, 28, Ek. m. 1) (Tebligat Tüz. m. 28, EK MADDE)
Dava: Dava dilekçesinde çatı yapımı için gerekli giderlerin avans olarak tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: 1-Davalılardan Hatice 'ye mahkemenin gerekçeli kararı tebliğe çıkartılmış ise de tebligat mazbatasının tetkikinden, 7201 Sayılı Tebligat Yasasının 21.maddesi ile Tüzüğün 28.maddesinde belirtilen esaslara uyulmadığı, özellikle tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmama nedeninin soruşturulup ilgililerin beyanlarının tutanağa yazılmadığı ve ayrıca keyfiyetin muhataba bildirilmesi için en yakın komşulardan birisine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirilip imzalarının alınmadığı, böylece tebligat işleminin yönteme uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı Hatice 'ye mahkemenin gerekçeli kararının Tebligat Yasası ve Tüzüğünde öngörülen koşullara uygun biçimde tebliğ edilmesi, tebligat gününden başlayarak temyiz süresinin beklenmesi, adı geçenin temyiz yoluna başvurması durumunda tebligat evrakı ile birlikte temyiz dilekçesinin de dosyaya konulması,
2-Yine davalılar İbrahim, Zekeriye, Ahmet ile davaya katılan davalılar Selimiye, İkbal, İsmail, Yusuf, Hayri, Adeviye, Hayriye, Yaşar, Gazi, Bünyamin, Şükrü, Neşe ve Nuran a mahkemenin gerekçeli kararının ilanen tebliğ yoluna gidilmiş ise de bu tebligat işlemlerinin de Tebligat Yasasının 28. ve izleyen maddelerinde açıklanan ilanen tebligat esaslarına uygun olmadığı görülmektedir. Şöyle ki; anılan yasanın 28.maddesinde, adresi bilinmeyenlere ilanen tebligat yapılacağı, bunun için öncelikle ilgilinin adresinin bilinmemesi durumunda keyfiyetin tebliğ memurunca mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edileceği, bununla birlikte muhatabın adresinin resmi veya özel kurum kuruluş ve dairelerden ya da zabıta aracılığıyla soruşturulup saptanacağı, yabancı ülkelerde oturanlara ilanen tebligat yapılmasını gerektiren durumda ise tebliğ olunacak evrak ile ilan suretlerini yabancı ülkede bulunan kişinin bilinen adresine ayrıca iadeli taahhütlü mektupla gönderileceği ve posta makbuzunun dosyaya konulacağı öngörülmektedir.
Yargılama sırasında adres araştırılması konusunda zabıtaya yazılan yazıda yukarıda adı geçen kişilerin yurt dışında kaldıkları, bağımsız bölümlerinde kiracılarının oturduğu saptanmış olup, mahkemece adı geçenlerin hangi ülkede hangi adreste bulundukları yönünde ayrıntılı bir araştırma yapılmadan ve bu bağlamda davanın konusunun yönetimle ilgili ortak gider alacağı olduğu da gözetilerek Tebligat Yasasının ve Tüzüğünün ek maddesi hükmünde belirtildiği biçimde bağımsız bölüm sahibi olan davalıların tebligat yönünden geçerli olmak üzere Türkiye'de bir adresini yöneticiye yazılı olarak bildirip bildirmediği tespit olunup bu zorunluluk yerine getirtilmişse tebligatın o adrese, bildirmemişse veya yazılı olarak bildirdiği adrese tebligat yapılamazsa bundan sonraki tüm tebligatların o kişiye ait bağımsız bölümde fiilen oturana yapılacağı ve böyle bir tebligatın bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılacağı hususları dikkate alınmadan eksik inceleme ve yetersiz araştırma sonucu yapılan ilanen tebligat geçerli değildir.
O halde mahkemece gerekçeli kararın adı geçen davalılara yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmak suretiyle yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmesi, tebliğden itibaren geçecek temyiz süresinin beklenmesi, temyiz yoluna başvurulduğunda temyiz dilekçelerinin ve tebligat evrakının da tebligata ilişkin tüm belgelerle birlikte dosyaya konulması,
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2. fıkralarda belirtilen hususların eksiksiz bir biçimde yerine getirilmesinden sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 20.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy