(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Her iki bilirkişi kurulu dava konusu taşınmazları arsa olarak değerlendirdikten sonra taşınmazlar üzerindeki zeytin ağaçlarının değerini junge tabir edilen yöntemle bulmuşlardır. Uygulanan junge metodunda zeytinlerin yaşları dikkate alınarak gelecekteki gelirleri de değerlendirildiği için bulunan bu değerde toprağın değeri de mevcuttur. Bu durumda toprak ( zemin ) hem zeytinler yönünden hem de bizatihi arsa olarak iki kez değerlendirilmiş olmaktadır. Böyle mükerrer değerlendirmenin kabule şayan olmadığı aşikardır. Yanılgının asgariye indirilmesi ve istikrar için kaim değer yöntemine göre değerlendirme yapılmalıdır.
Kaim değer yönteminde önce, zeytinlerin normal sıklıkta ne kadar yer kaplayacağı saptanıp bu alan kapama zeytinlik olarak değerlendirilir, aynı yer bu kez çevrede ekilmesi mutat ürünler münavebesine göre tarla ziraatı yapılarak yeniden değerlendirilip tarla ziraatinde bulunan değer kapama zeytinlik olarak bulunan değerden çıkartılarak zeytinlerin değeri bulunur. Ancak arsalarda bu kaim değer içinde zeytinlerin yetiştiği toprağın da bir unsur olarak yer aldığı gözetilerek zeminin iki kez değerlendirilmesine meydan vermemek için bu unsuru bertaraf etmek, başka bir deyişle değere yansımasını önlemek üzere bulunan kaim değerden, bu özelliği hesaba katacak oranda indirim yapılması gerekir. Kaim değer saptanırken uygulanan kapama zeytinlik ve tarla ziraatine göre değerlendirmelerde net gelirin, resmi mercilerden getirtilecek ortalama veri rakamlarına göre hesaplanması da mutlaka sağlanmalıdır. Mahkemece bu husus dikkate alınmadan ve Yargıtay uygulamalarında yer verilmeyen bir yöntem ile zeytinlerin değerinin tespit edilerek artışına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy