(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 20) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde 17.8.1999 depreminde zarar gören ana yapının takviyesi nedeniyle davalının payına düşen ortak gider borcundan dolayı yapılan icra takibine vaki itirazının iptali istenilmiştir.
Mahkemece yaptırılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Davacı davalı aleyhine ortak gider borcundan dolayı 17.1.2000 tarihli toplantı tutanağı ekindeki ödeme planında davalının 1/2 hissedarı olduğu bağımsız bölümün tamamı için bağımsız bölümlerin alan büyüklükleri esas alınarak belirlenen 5.322.275.469 TL. asıl alacak üzerinden icra takibinde bulunduğu, davalının 1/2 oranında paydaşı olduğuna ilişkin itirazı tapu kaydı ile doğrulanıp, davacı tarafça kabul edildiği ve buna göre bilirkişi kurulunun esas raporlarının 10/b bendinde belirledikleri 2.661.137.734 TL asıl alacak için itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken talep aşılarak bilirkişi kurulunun 30.12.2000 tarihli faturayı esas almak suretiyle arsa payına göre davacı hissesine düşen miktarı hesaplayan ek raporuna göre hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 20. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre ortak giderden payına düşeni ödemeyen bağımsız bölüm malikinin ödemede geciktiği günler için ödemekle yükümlü bulunduğu aylık % 10 oranındaki gecikme tazminatının başlangıç gününün açıkça saptanmış olması gerekir. Dava konusu ortak giderin dayanağını oluşturan kat malikleri kurulu kararına davalı katılmışsa karar tarihi, kararın alındığı toplantıya katılmamışsa bu kararın kendisine tebliğ edildiği ya da başka bir biçimde borcunu öğrendiği tarih, bu da yoksa hakkında açılan icra takibi nedeniyle ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih esas alınmalıdır.
Mahkemece, yukarıdaki esaslar dikkate alınarak davalının aidat borcunu öğrendiği günün açıkça belirlenmesi, icra takibinden önce öğrenmediğinin saptanması durumunda gecikme tazminatının ödeme emrinin tebliğinden itibaren başlatılması gerekirken, bu konuda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan davacı talebi esas alınarak 1.2.2000 tarihinden itibaren gecikme tazminatı hesaplayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy