(634 S. K. m. 19, 24)
Dava: Dava dilekçesinde eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, davalıların anayapıda maliki oldukları birinci kat 10 No.lu meskeni, içeriden bir merdivenle zemin kattaki 7 No.lu dükkana bağlamak suretiyle işyeri olarak kullandıkları ileri sürülerek, projeye aykırı biçimde yapılan merdivenin kaldırılmasına ve kat malikleri kurulu kararı olmaksızın işyeri haline getirilen 10 No.lu bağımsız bölümün tapudaki mesken niteliğine dönüştürülmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Dosya içerisindeki, tapu kaydı ile onaylı röleve proje ve yapı kullanma izin belgesi içeriğinden; 272 ada 2 parsel sayılı anataşınmazda kat mülkiyetinin kurulmuş bulunduğu, üzerindeki anayapıda davacının 4.kat 14 No.lu meskenin, davalıların ise 1.kat 10 Nolu mesken ile zemin kat 7 Nolu dükkanın ortak malikleri oldukları anlaşılmaktadır. Anataşınmazın yerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda; davalıların tapuda mesken olarak gösterilen 10 No.lu bağımsız bölümün mutfak zeminindeki beton tabliyeyi kırarak açtıkları boşluktan 7 No.lu dükkanın zeminine inen merdiven yapmak suretiyle bu iki bağımsız bölüm arasında bağlantı kurdukları; 10 No.lu meskenin televizyon tamiri yapılan 7 No.lu dükkanın deposu -tamir edilecek televizyonlarla gerekli cihaz ve yedek parçaların depolandığı alan- olarak kullanıldığı ve böylece meskenin işyerine dönüştürüldüğü saptanmış; raporun sonuç bölümünde ise, dava konusu edilen merdivenin projeye aykırı olmakla birlikte davalılara ait bağımsız bölümlerin içinde yapıldığı ve anayapıya -taşıyıcı sistemlere- zarar vermediği için diğer kat maliklerinin rızasını gerektiren bir değişiklik sayılamayacağı, diğer yandan anayapının M. çarşı merkezi içerisinde bulunması ve ticari yerlere yoğun istek sonucu kira bedellerinin yüksek olması nedeniyle tapuda mesken olan 10 No.lu bağımsız bölümün işyeri olarak kullanılmasının doğal olduğu görüşüne yer verilmiş; mahkemece de bilirkişi raporunda yazılı saptama ve görüş doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada toplanan belge ve bilgilere göre, davalıların 10 No.lu bağımsız bölümün mutfak tabanından açtıkları boşluktan alttaki 7 No.lu dükkanın zeminine inen bir merdiven yaptıkları, böylece bu iki bağımsız bölüm arasında bağlantı kurmak suretiyle tapuda mesken olarak gösterilen 10 No.lu bağımsız bölümün, 7 No.lu televizyon tamir dükkanına müşteriler tarafından getirtilen bozuk televizyonlar ile bunların onarımı için gerekli cihaz ve yedek parçaların depolandığı bir işyeri olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda saptanan bu olgu mahkemece de kabul edilmiş bulunmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasasının 24.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, anataşınmazın tapuda mesken olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde işyeri, ancak kat malikleri kurulunun oybirliği ile verecekleri kararla açılabilir. Anataşınmaza ilişkin yönetim planında bunun aksine bir hüküm bulunmadığı gibi, dava konusu 10 No.lu meskenin işyeri olarak kullanılmasına izin veren kat malikleri kurulunca alınmış bir karar da yoktur. Anataşınmazın çarşı içinde bulunması veya çevresinde araç ve yaya trafiğinin yoğun olduğu ticarethanelerin yer alması, işyeri kiralarının yüksek oranda seyretmesi ya da anayapının diğer birçok bağımsız bölümünün işyeri niteliğinde olması vb. gibi olgular; meskenin işyerine dönüştürülmesi için anılan yasa maddesinin buyurucu hükmünde öngörülen kat malikleri kurulunun oybirliği ile karar vermesi koşulunu ortadan kaldırmaz.
Öte yandan, Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre, tavan-taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım tesis ve değişiklik yapılması diğer kat maliklerinin onayına bağlı değil ise de, bu kural aynı nitelikteki bağımsız bölümler için geçerli olup, meskenin dükkan ile birleştirilerek mimari projesinde ve tapu kaydında yazılı niteliğini değiştirmek suretiyle işyerine dönüştürülmesini kapsamaz. Aksi takdirde bu tür bağlantı ve değişikliklerle tüm kat maliklerinin oybirliğini gerektiren meskenin işyerine dönüştürülmesinin yolu açılmış olur ki, bu da anılan Yasanın 24.maddesinin ikinci fıkrasının amir hükmüne ve 19.maddenin anataşınmazın mimari durumunun titizlikle korunmasını emreden temel kuralına aykırı düşer.
Mahkemece, yukarıda değinilen yasa maddeleri doğrultusunda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy