(634 S. K. m. 19, 32, 35)
Dava: Dava dilekçesinde apartman onarımı ve güçlendirilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dilekçesinde tarafların kat maliki oldukları binanın 17.8.1999 günü meydana gelen depremde hasarlandığını, başvurulan uzmanların binanın onarılıp güçlendirilmesi gerektiği yolunda görüş bildirmeleri üzerine kat maliklerince onarım kararı verildiğini, aradan üç yıl geçmesine rağmen davalıların bu kararlara uymadıklarını ve onarıma izin vermediklerini açıklayarak binanın onarımı ve güçlendirilmesinin yapılması konusunda gerekli tedbirin alınmasını istemiştir.
Davalılardan Hatice ve Mediha vekili, binadaki hasarın hafif olup, güçlendirme gerektirmediğini, mahkemeden kat maliklerinin iradesi yerine geçecek bir karar vermesinin istenemeyeceğini, davalıların yüksek onarım ve güçlendirme giderlerini karşılayacak maddi güçleri de olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalı Perihan onarım ve güçlendirmeye diyeceği olmadığını, davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece, Kat Mülkiyeti Kanununun 32/3. maddesi gereğince güçlendirme konusunda kat malikleri kurulunun bir karar almasının zorunlu olduğu oysa maliklerin bu konuda bir kararının bulunmadığı böylece dava şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 19/1 maddesi, kat maliklerinin, anagayrimenkulün bakımına ve mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecbur olduklarını hükme bağlamıştır. Bu hükme dayanılarak anayapının sağlamlaştırılmasının ve güçlendirilmesinin fennen zorunlu olduğunun saptanması durumunda, kat maliklerinin tümünün izni veya bu konuda alınmış bir kararları olması dahi, maliklerden birinin güçlendirme yapılmasını isteyebileceği veya gerektiğinde buna karşı çıkan kat malikleri aleyhine mahkeme aracılığı ile hazırlattırılacak proje doğrultusunda binanın güçlendirilmesi ve bunun gerektirdiği masrafların gene kat maliklerinden tahsili için eda davası açabileceği Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir.
Somut olayda davacı vekilinin dilekçesine ekli olarak sunduğu raporlarda, binada merdiven sahanlığını çevreleyen kirişlerin tamamında yer yer kesme ve eğilme çatlaklarının olduğu, bu çatlakların zemin kattan üst kata kadar devam ettiği, kolon ve kirişlerin bir kısmında kılcal kesme, eğilme çatlaklarının görüldüğü, binadaki 525 ve 520 kolonlarının projeye göre aksi yöne konulduğu, zemin etüdü sonuçlarına göre olası bir depreme karşı önlemler alınması gerektiği belirtilmektedir. Bu durumda davacının binayı sağlamlaştırmak için güçlendirme yapılmasını isteme hakkı doğmuştur. Kaldı ki, açıklandığı üzere bu istem için gerekli olmadığı halde, geri çevirme kararı üzerine dosyaya konulan kat malikleri kurulu karar defterinin incelenmesinden, mahkemenin gerekçesindeki kabulünün aksine çeşitli tarihlerde kat maliklerince binanın onarımı ve güçlendirilmesi için kararlar alındığı da anlaşılmaktadır.
Bu durumda, konunun uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi kurulu marifeti ile ana taşınmaz üzerindeki binanın onarım ve güçlendirmeye ihtiyacı olup olmadığının tespiti, böyle bir zorunluluğun bulunduğunun belirlenmesi durumunda deprem yönetmeliklerinin esas alınacağı bir takviye ve güçlendirme projesi hazırlattırılması, projenin tekniğine ve imar mevzuatına uygun olması koşulu ile Belediye İmar Müdürlüğünce onaylanmasını sağlamak üzere davacının yetkili kılınması, projenin gerçekleştirilip gerekli onarım ve takviyenin yapılması için ihtiyaç olan giderlerin gene bu bilirkişi kurulunca belirlenmesi ve yönetim planı hükümleri de gözetilerek bu masraftan kat maliklerinin her birine düşecek miktarın saptanması, gerçek giderler onarım sonucu belli olacağından avans niteliğinde tahsil edilecek bu ödemelerin kat maliklerinin maddi güçleri de dikkate alınarak gerekirse taksitler halinde yapılması, Kat Mülkiyeti Kanununun 35. maddesinin (h) bendinde anataşınmazın korunması ve bakımı için gerekli önlemlerin alınması da yöneticinin görevleri arasında sayıldığından takviye işlemlerinin davacı yönetici tarafından yürütülmesine karar verilmesi gerekmektedir. Ancak onarım ve güçlendirmenin gerekmediğinin saptanması durumunda davanın reddine karar verilecektir.
Belirtilen konularda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan yetki aşıldığı gerekçesine dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy