(2762 S. K. m. 40) (4721 S. K. m. 336, 342)
Dava: Dava dilekçesinde galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1-Davaya konu vakıf mülhak olup mütevelli eliyle yönetildiğinden 2762 Sayılı Vakıflar Kanununun 40.maddesi uyarınca, vakıf mütevellisi yasal taraf olduğundan davaya dahil edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava, evliliğin devamı sırasında eşlerden birisi tarafından, galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istenilen 1999 doğumlu Utku ya velayeten açılmış, mahkemece, diğer eşin katılması veya icazeti aranmadan davaya bakılıp kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 336 ncı maddesinde, ( eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan ) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342 nci maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiştir.
Emredici nitelikteki bu yasa kuralı evlilik birliği içinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden de geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.
Bu bakımdan mahkemece davacı Musa ya eşinin davaya katılmak ya da duruşmada hazır bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için mehil verilip, bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması,
3-Geri çevirme kararı üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğünden getirtilen galle alan evlat listesi ve dayanaklarının incelenmesinden; davacılar Musa, Yalçın ve Yasemin in G Asliye 4.Hukuk Mahkemesinin 24.9.1991 tarih ve 1990/480-1991/556 sayılı kararı ile aynı vakfın galle fazlasına müstahak evladı olduklarına karar verildiği, bu kararın Yargıtay'ca da onanıp kesinleştiği ve adı geçenlerin galle alan evlat listesine yazıldıkları anlaşıldığına göre, her iki davanın tarafları, konuları ve hukuki sebepleri aynı olduğu dikkate alınıp Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237.maddesi gereğince bu davacılar yönünden davanın kesin hükmü sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy