(634 S. K. m. 16, 42)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yer olan depoya elatmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı kat maliki dava dilekçesinde, anataşınmazın ortak yerlerinden olan ve mimari projede depo olarak gösterilen yerin davalı kapıcı tarafından bitişiğindeki kapıcı dairesine dahil edilip tek başına kullanmak suretiyle kat maliklerinin kullanım hakların engellediğini ileri sürerek, bu ortak yere davalının haksız el atmasının önlenmesi ile eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Dosyada toplanan belge ve bilgilere, özellikle tapu kaydı içeriği ile anataşınmaza ilişkin onaylı projeye göre davaya konu edilen deponun ortak yer olduğu anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Yasasının 16. maddesi hükmü uyarınca kat malikleri anataşınmazın bütün ortak yerlerine arsa payları oranında -ortak mülkiyet hükümlerine göre- malik olup kullanma hakkına sahiptirler. Bu yerlerdeki kullanma hakkının ölçüsü aksine sözleşme olmadıkça her kat malikinin arsa payı ile oranlıdır. Dosya içerisinde davaya konu edilen deponun kat maliklerinden birinin ya da kapıcının müstakil kullanmasına özgülendiğine ilişkin herhangi bir kat malikleri kurulu kararı bulunmamaktadır. Bu duruma göre; kapıcının ortak yer olan depoyu tek başına kullanması yasanın sözü edilen hükümlerine aykırıdır. Böyle bir kullanım Kat Mülkiyeti Yasasının 42. maddesi kapsamına da girmez. Bu madde hükmüne göre, kullanımın ortak yerin daha rahat ve kolay hale konulmasına veya bu yerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yönelik olması gerekir. Dava konusu yer depo olduğuna göre buranın kapıcı dairesine katılıp birlikte kullanılması ortak yerin niteliğine uygun bir kullanım olmadığı gibi, bu yerden elde edilecek faydanın çoğaltılması anlamına da gelmez.
Mahkemece, yukarıda değinilen yasa maddeleri hükmü de gözönünde bulundurularak, davalı kapıcının ortak yer olan depoyu işgal edip, kapıcı dairesi ile birlikte kullanmak suretiyle kat maliklerinin buradan yararlanmalarını engellediğinin kabulü ile elatmasının önlenmesine ve deponun boşaltılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy