(4721 S. K. m. 699)
Dava: Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davalılar Ayişe, Leyla , Süleyman, Osman ve Selma vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu 4 parsel numaralı taşınmazın 75/168 payının davalı Aslan 'a kalan 93/168 payının ise kendisinin ve diğer davalıların murisi Hasan'a ait olduğunu, murisleri Hasan'ın payı üzerinde 3 adet dairenin bulunduğunu belirterek taşınmazın aynen taksimini bu mümkün olmazsa satılarak ortaklığın giderilmesini istemiştir.
Yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde değişik zamanlarda yapılmış iki ayrı binanın bulunduğu, binalardan birisinin muris Hasan Karakaş'a; diğerinin ise davalı Aslan'a ait olduğu, her iki binanın da betonarme karkas tarzda inşa edildiği ve 3 adet bağımsız bölümden oluştuğu, her iki binanın da imar mevzuatına aykırı ve kaçak yapıldığı belirtilerek, zemin ve binanın değerleri ayrı ayrı hesaplanarak toplam bedelden arsaya ve binalara düşen oran tespit edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerindeki binaların kaçak olması ve projesinin bulunmaması nedeniyle ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, satış bedelinin tapudaki ve veraset ilamındaki payları oranında paylaştırılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda binaların ve arzın değerlerinin ayrı ayrı belirlenip bu değerler toplanarak ulaşılan değerin bina bedeline ve arzın kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibarıyla ne kadarının arza isabet ettiğinin ve binalara isabet eden kısımdan da her bir binaya isabet edecek oranların belirlenip dosya kapsamı dikkate alınarak soldaki binanın bedelinin veraset ilamı doğrultusunda Hasan mirasçılarına veraset ilamındaki hisseleri oranında; sağdaki binanın bedelinin ise davalı Aslan'a, arza isabet kısmın ise tapu kaydı ve veraset ilamındaki oranlar dahilinde taraflara verilmesi yönünde hüküm kurmak gerekirken satış bedelinin tamamının tapudaki ve veraset ilamındaki payları oranında paylaştırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy