(634 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde terasa yapılan müdahalenin önlenmesi çatı izolasyonunun yapılması ve zararın tazmini istenilmiştir. Mahkemece apartman yönetimi hakkında açılan davanın husumetten reddi, davalı M A.Ş.hakkında açılan davanın ise kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı M A.Ş vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ortak yer nitelikli zemin kat çıkma terasına projesine aykırı olarak yapılan tesislerin kaldırılması, terasın izolasyonunun yaptırılması ve izolasyonun yokluğu nedeniyle davacı bağımsız bölümüne sızan suların verdiği hasara dayalı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Yerinde yaptırtılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, davalı şirket tarafından sözkonusu terasa jeneratör monte edilmesinin ve yapılan diğer tesislerin projeye uygun bulunmaması nedeniyle bunların kaldırılıp eski hale getirilmesi gerektiği, davacı bankanın bağımsız bölümünde terasın su geçirilmezliğinin kalmaması nedeniyle sızan sulardan oluşan hasarın 348.875.000 TL. masrafla onarılabileceği ve terasın üzerine bu sızıntının önlenmesi bakımından çatı yapılması ya da izolasyonun gerektiği belirtilmiş ve her iki durumda gereken işlerin maliyeti ayrı ayrı gösterilmiştir.
Davaya dayanak yapılan Ş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/6-6 değişik iş sayılı tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda da terastaki projeye aykırılıklar ve izolasyon yetersizliği aynen tespit edilmiş ancak davacı bağımsız bölümündeki hasar için 254.825.000 TL masraf gerektiği bildirilmiştir.
Mahkemece davalı şirket tarafından terasa yapıldığı sabit görülen tesislerin kaldırılıp eski hale getirilmek suretiyle müdahalenin önlenmesine, davacı bağımsız bölümünde oluşan zarar nedeniyle taleple bağlı kalınarak 254.825.000 TL'nın davalı şirketten tahsiline, davalı yöneticiler hakkında ( izolasyona yönelik olarak ) taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre kat maliki olmadıkları gibi, kat malikleri kurulunca kendilerine yetki verilmesi de söz konusu olmayan davalı yöneticilerin ortak yerin onarımı konusunda yasal bir yetkileri bulunmadığından bunlar hakkında açılan davanın taraf sıfatı olmaması nedeni ile reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları da yerinde değildir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda terastaki su geçirmezlik halinin davalı şirketin eyleminden kaynaklandığı hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Bu bakımdan, eksik incelemeye ve yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak davalı şirketin sızan yağmur sularından oluşan hasarın tamamından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, terastaki su sızıntısının ve izolasyon bozukluğunun tek başına davalı kiracı şirketin bu yeri kötü kullanmasından veya bu yerdeki herhangi bir eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, sızıntıyı doğuran başka nedenler ve sorumlular varsa bunların ne olduğu ve bu halde davalı şirketin sorumluluk oranının miktarı hususlarında bilirkişiden ayrıntılı ek rapor alınmalı, davalı şirketin bu zarara sebebiyet vermediğinin tespiti halinde bu taleple ilgili davanın reddine, aksi halde sebebiyet verdiği oranda zarardan sorumlu tutulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 29.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy