(634 S. K. m. 20)
Dava: Dava dilekçesinde gecikme tazminatı alacağının tespiti ile itirazın kısmen iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraflar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, Mayıs 2000 tarihinden Aralık 2001 tarihine kadar ki ortak gider ve aidat borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle doğan gecikme tazminatı alacağının tahsili istemiyle yapılan icra takibine vaki itirazın ( saklı tutulan kısım dışındaki miktarı için ) iptali istenilmiştir.
Mahkemece takip ve davaya konu olan dönem için işletme projesi davalıya tebliğ edilmediğinden dolayı gecikme tazminatının doğmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalının 2000 yılı Mart-Nisan ayları aidat borçlarını ödememesi nedeniyle hakkında ayrı ayrı yapılan takiplere vaki itirazın iptali istemi ile açılan dava sonunda verilen ve itirazın iptali ile ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren gecikme tazminatı alınmasına dair bulunan E 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1035-1504 sayılı kararının Dairemizce 2002/1354-1830 sayılı ilamla onanıp kesinleştiği ve böylelikle davalının 2000 yılı aidat borcunun aylık 228.000.000 TL. olduğunu öğrendiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamalarında ortak gider ve aidat borcunun, tebligat olmasa da, herhangi bir suretle öğrenilmiş bulunması borçlu kat malikinin mütemerrit sayılması için yeterli kabul edilmektedir. Ayrıca ödenmesi gereken aidatın bir yıl önceki miktarı aşan kısmı yönünden tebligat ya da öğrenme ( ıttıla ) yoksa gecikme tazminatından ıttıla tarihine kadar sorumlu tutulması mümkün değilse de, bilinen bir önceki yılın miktarına tekabül eden borç nedeniyle gecikme tazminatı gerekecektir.
Hal böyle iken mahkemece, işletme projesi tebliğ edilmek suretiyle davalının haberdar edilmediğinden hareketle gerçekleşmiş gecikme tazminatının bulunmadığı sonucuna varılıp davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, davaya konu 2001/1030 sayılı icra takip dosyası da dosya içerisine getirtildikten sonra yukarıda açıklanan esaslar çerçevesince tahkikat tamamlanıp hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 13.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy