(2004 S. K. m. 67) (1136 S. K. m. 164) (818 S. K. m. 101) (Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzük m. 22)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ve inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü adına Hatay Bölge Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde, davalı vakfın 1991-2000 yılları arasında her yıl ödemesi gereken teftiş ve denetleme giderlerine katılma paylarını eksik ödediğini ileri sürerek, toplam 5.953.393.000 TL'sı borcunun tahsili için yaptıkları icra takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptaline takibinin devamına ve %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 22. maddesinin birinci fıkrası ile bütün vakıflardan her yıl safi gelirlerinin %5'inin teftiş ve denetleme giderlerine katılma payı olarak alınacağı bu payın yıllık tutarının şubeler hariç her bir vakıf için 10.000.000 TL'sini geçemeyeceği belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında da bu miktarın Tüzüğün yayımlandığı tarihi izleyen yıldan itibaren her yıl için Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan enflasyon oranı kadar artırılacağı öngörülmek suretiyle maddenin ilk fıkrasına göre nisbi oranda bir artış sağlanmıştır.
Bu durumda mahkemece; dosyaya getirtilen davalı vakfa ait dava konusu edilen 1991-2000 yıllarına ilişkin hesap özetleri ve bilançolara göre yukarıda sözü edilen Tüzüğün 22. maddesi gereğince, üst limitler yönünden Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan Toptan Eşya Fiyatları Endeksi Oniki Aylık Ortalamalara Göre Değişim tablosunda gösterilen her bir yılın Aralık ayı hanesindeki toplam yıllık enflasyon oranı esas alınarak davalı vakfın teftiş ve denetleme giderlerine katılma payı borcunun yeniden bilirkişi marifetiyle tespit ettirilip hasıl olacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, hüküm vermeye yeterli bulunmayan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulü,
2- Davalının icra takibinden önce davacı alacaklı tarafından borcu nedeniyle ihbar veya ihtar edilmek suretiyle mütemerrit duruma düşürülmediği anlaşıldığından, faize ödeme emrinin tebliği olan 30.4.2001 tarihinden hükmedilmesi gerekirken ödeme emrinin tanzim tarihi olan 27.4.2001'den hükmedilmesi,
3- Avukatlık Yasasının değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek davacı yararına hükmolunan vekalet ücretinin davacı idare yerine doğrudan vekiline ödenmesine karar verilmesi,
4- İcra ve İflas Yasasının 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinde borçlu hükmolunan meblağın %40'ından aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum edilir. Somut olayda davalı borçlunun itirazının kısmen haksızlığına karar verildiği cihetle, hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu hususta bir karar verilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 23.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy