(634 S. K. m. 4, 16)
Dava: Dava dilekçesinde arsa paylarının iptali, yeniden belirlenerek tapuya tescili ve deponun eklenti olarak tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, bodrum katta bulunan ve zemindeki davacı bağımsız bölümünün altına rastlayan yerdeki 52 m2 alanlı deponun davacının 16 numaralı dükkan nitelikli bağımsız bölümünün eklentisi olduğundan bahisle dükkanın arsa payının yükseltilmesi ve deponun bağımsız bölüm eklentisi olarak tapuya tescili istemine ilişkindir.
Yerinde yaptırtılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı bağımsız bölümüne ait yapı kullanma izin belgesinde 34 m2 alanlı davacı dükkanının bodrumdaki 52 m2'lik depo ile birlikte 86 m2 olarak gösterildiği belirtilip buna bağlı olarak, deponun dükkanın eklentisi olarak arsa payı değiştirilmeden tapuya tescilinin gerektiği kanaatine varıldığı açıklanmıştır.
Mahkemece bilirkişinin bu saptaması esas alınarak dava konusu deponun 16 numaralı bağımsız bölümün eklentisi olarak tapuya tesciline karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasına göre bir bağımsız bölümün dışında kalan depo, kömürlük, garaj, tuvalet vs. gibi yerlerin eklenti sayılabilmesi için ana yapının mimari projesinde ya da yönetim planında bağımsız bölümlerden birine eklenti olarak özgülenmesi ve bunun anılan Yasanın 6. maddesi hükmü uyarınca tapuda kat mülkiyeti kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilmiş olması gerekir. Bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça eklenti olabilecek nitelikteki bir yerin, bağımsız bölümlerden birine sonradan hangi nedenle olursa olsun maliklerin iradesi yerine geçilip mahkemece de eklenti olarak tahsis ve tesciline karar verilmez.
Somut olayda dosya içinde mevcut onaylı projeye göre davacıya ait dükkan nitelikli bağımsız bölüm altına rastlayan deponun bağımsız bölümün eklentisi olduğu gösterilmediği gibi ikisi arasında fiili duruma uygun bir bağlantı da bulunmamaktadır. Davacı taraf yönetim planıyla ya da kat malikleri kurulu kararı ile kendilerine özgülendiği yolunda bir iddia ve kanıt da ortaya koymamıştır. Kat maliklerinin muvafakatini içermeyen yapı kullanma izin belgesinde davacı bağımsız bölümünün alanının, projesine aykırı olarak deponun alanını da kapsayacak biçimde fazla gösterilmiş olması bu yerin bağımsız bölüm eklentisi olarak kabulünü gerektirmez.
Bu bakımdan; Projesinde eklenti olduğuna dair bir kayıt bulunmayan deponun bu haliyle Kat Mülkiyeti Yasasının 4. ve 16. maddeleri uyarınca ortak yer niteliğinde olduğu gözetilmeden davacı bağımsız bölümünün eklentisi olarak tapuya tesciline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy