(634 S. K. m. 19, 20)
Dava: Dava dilekçesinde çatıdan ve terastan su akıntısının önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, anayapının terasından sızan suların bağımsız bölümünde hasar oluşturduğunu ileri sürerek teras katında bağımsız bölüm maliki olup terası kullanan davalı Zümrüt Leyla Sayar tarafından terasın kapalı mesken haline getirilmesini ve su yalıtımının sağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Anataşınmazın yerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, kat mülkiyetli anayapıda davacının 11 nolu, davalının ise teras kat 13 nolu bağımsız bölüm maliki oldukları davalının bağımsız bölümünün ön ve arkasında yer alan açık teras alanından alttaki davacı bağımsız bölümüne su sızdığı, ortak yer niteliğindeki terasın su sızdırmazlığının sağlanması için kapalı duruma getirtilmesi ya da mevcut durumu ile zemin yüzeyinde gerekli kaplama değişikliği ve izolasyonun yapılmasının zorunlu olduğu bunun için 3.500.000.000 TL'ye gereksinim bulunduğu görüşüne yer verilmiştir.
Dosyadaki belge ve bilgilere, özellikle yukarıda değinilen bilirkişi raporu içeriğine göre anayapının ortak yerlerinden olan terasın alt katlara su sızdırdığı böylece davacının bağımsız bölümüne zarar verdiği anlaşılmaktadır. Ortak yerlerin kullanımının kat maliklerinden birine özgülenmesi onu ortak yer olma niteliğinden çıkarmaz. Somut olayda, davalının teras katta yer alan 13 nolu bağımsız bölümünün ön ve arka cephelerindeki ortak yer olan terası kullanmış olması bu terasın onarım giderlerinin tamamından sorumlu olmasını gerektirmez. Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre kat malikleri anataşınmazın bakımını ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya zorunludurlar.
Bu hüküm ve yukarıda açıklanan hususular gözönünde bulundurularak ortak yer niteliğinde olan ve onarımının zorunlu olduğu bilirkişi raporu ile saptanan terasın onarımından tüm kat maliklerinin sorumlu tutulmaları gerektiği cihetle diğer kat maliklerinin de bu davaya yöntemince dahil edilmeleri konusunda davacıya önel verilmesi ve taraf teşkilinden sonra işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken ortak terasın yapımından salt davalının sorumlu tutularak onun tarafından gerekli izolasyonun ve su yalıtımının yapılmasının sağlanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy