(634 S. K m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde, çatı piyesli davalı dairesindeki mimari projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı Osman Garip ve Ürfet Hereke vekilleri tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçeleri ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekilleri Av.Bahattin Özbey ve İlyas Aras ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av.Cengiz Yaka geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde, anayapının birinci normal katındaki 12 numaralı çatı piyesli dairenin kat maliki olan davalı tarafça, onaylı projesine göre 28,48 m2 olması gereken çatı piyesine en az 80 m2 geniş imal edilerek ortak alana tecavüz edildiği, aydınlatma boşluğunun inşa edilmeyip keza kendi bağımsız bölümlerine dahil edildiği, projesinde çatı arası olması gereken yerin açık teras haline getirildiği, çatı katında projeye göre iki adet pencere olması gerekirken teras önünün tamamen pencere ve teras kapısı olarak yapıldığı ileri sürülerek bu ve benzeri müdahalelerin önlenmesi ve eski hale getirilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Yerinde yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen ilk bilirkişi kurulu raporu yeterli görülmeyerek yeniden yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen 15.4.2002 tarihli üç kişilik bilirkişi kurulu raporunda, tasdikli projesinde çatı arası piyeslerin alanı 28,35 m2 iken dava konusu 12 nolu bağımsız bölümün çatı arası piyesinde proje harici 87,65 m2'lik büyüme olduğu, çatı arası piyesinin cadde tarafındaki cephesinde 2 adet ve sol yan açık cephesine 3 adet pencere yapılmış olduğu, ön ve yan cephelere açık teras yapıldığının görüldüğü, 12 nolu bağımsız bölümün çatı arası piyesinin tasdikli projeye uygun hale getirilmesinin iyi olacağı, fakat bu aykırılığın temelden gelen diğer bağımsız bölümlerde de aynı şekilde mevcut olduğu, tasdikli projesinde görülen aydınlatma boşluğunun, temelden başlayarak apartmana kapalı alan olarak dahil edildiği için eski hale getirilmesinin mümkün olmadığı, çatıdaki açık teras olarak görülen kısmın projedeki gibi kapalı çatı ile örtülmesinin ancak 9, 10 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin çatı arası piyeslerindeki açık terasların da kapatılması suretiyle yapılmasının (şehircilik ve cephe görünümü bakımından) uygun olacağı belirtilmiştir. Raporda ayrıca 9, 10, 11 ve 12 numaralı çatı arası piyesli dairelerdeki büyümeler ve projeye aykırılıkların yıkılarak eski hale getirilmesi için yeniden statik ve betonarme projelerinin mühendislik bürolarında hazırlanması gerektiği, mevcut durumda binanın taban oturumunun da büyük olduğu, sadece çatı arası piyesinin yıkılarak projeye uygun hale getirilip düzeltilmesinin binanın tümünün tasdikli projeye uygun hale gelmesi anlamını taşımayacağı görüşüne yer verilmiştir.
Bu rapor üzerine davacı tarafça 9, 10 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerde bilirkişi kurulunca görülen aynı şekildeki aykırılıkların da onaylı projeye uygun hale getirilmesi istemiyle aynı mahkemede açılan 2002/727 esas sayılı dava bu dava ile birleştirilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, binanın ilk inşaası sırasında veya sonradan yapılan ilave ve değişikler, projeye aykırı olsa bile bunların eski hale getirilmesinin ana yapının statiğine zarar vereceğinin ve dolayısıyla binanın yıkılması riskinin doğuracağının anlaşılması durumunda, davacı yönünden de, sağlayacağı yarardan çok zarar doğuracağı dikkate alınarak eski hale getirme istemlerinin reddi gerektiği kabul edilmektedir.
Bu durumda mahkemece, birlikte görülen her iki davaya konu edilen aykırılıkların onaylı projeye uygun hale getirilmesinin anayapıya zarar verip vermeyeceği (statiğini olumsuz etkileyip etkilemeyeceği) hususunda ölçümlemeye dayalı araştırma yaptırtılıp saptanmadan ve yapının başlangıçtan beri bütünü ile projeye aykırı olduğu, bu aykırılıklardan davacının da yararlandığı gözetilmeden, bilirkişi kurulunun herhangi bir incelemeyi içermeyen ve bu konuda mühendislik bürosuna ayrıca proje hazırlatılmasını öngören raporuna dayanılarak eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar yararına takdir edilen 275.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı taraflara verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy