(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının bedelin tespiti esaslarını düzenleyen 11. maddesinin ( f ) bendine göre arazilerde taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas tutularak bilimsel yöntem uygulanmak suretiyle değerinin tespiti gerekir.
Somut olayda değerlendirme tarihi itibariyle taşınmaz üzerinde bilirkişi raporlarında kapama bağ olarak değerlendirilen omcalar dışında verim çağına gelmiş değişik tür ve sayıda meyve ağaçlarının ve ayrıca 10 yaşın altında olup henüz kesim çağına gelmemiş kavak ve söğüt ağaçlarının bulunduğu itiraza uğramayan takdir komisyon raporu ve dosyadaki diğer bilgilerden anlaşılmaktadır. Bu durumda söz konusu meyve ağaçlarının ve ayrıca 10 yaşın altında olup henüz kesim çağına gelmemiş kavak ve söğüt ağaçlarının normal sıklıkta ve tekniğine uygun olarak dikildiğinde taşınmazda kaplayacakları alanın da saptanıp kapama karışık meyve bahçesi ve kapama kavaklık, kapama söğütlük olarak; taşınmazın bunlardan artan bölümünün ise açık tarla ziraatine göre değerlendirilmesi, taşınmaza kapama niteliği vermeyen fidanların da yaşı ve cinsine göre İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulup tespit edilecek raiç fiyatları toplamının bedele eklenmesi gerekirken farklı biçimde değerlendirme yapan bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulması,
2-Takdir komisyonu raporunda zikredilip, bilirkişilerce varlığı kabul edilen ve 10 yaşın üzerinde olup, enkazı mal sahibine bırakılan kavak ve söğüt ağaçlarının saptanan yaşı itibariyle kesim çağına ulaşmış olduklarından enkaz değerleri nihai net üretim gelirine eşit bulunacağından yetişkin söğüt ve kavak ağaçlarının davalıya bırakılmasıyla ağaçların zemine artı değer katkılarının artık söz konusu olamayacağının bilirkişi raporlarında dikkate alınmamış olması,
3-Davada vekille temsil edilmeyen davalılar lehine gerekmediği halde vekalet ücretine hükmedilmesi ve vekille temsil edilen davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda ( 1 ) numaralı bozma bendinde açıkladığı üzere, kapama bağdan ayrı olarak karışık kapama meyve bahçesi niteliğindeki alanın da saptanıp meyvelere ilişkin o yerdeki resmi veriler esas alınarak yöntemince net gelir üzerinden değerlendirilmesi, ayrıca kapama kavaklık ve kapama söğütlük değerinin tespiti yönünden bu ağaçların bir yılda hasat edilemeyeceği gözönünde tutularak, kaç yılda kesim durumuna geleceği bilimsel şekilde ortaya konup, bunların brüt değeri bulunup, dava tarihinden ( değerlendirme tarihi ) kesim zamanına kadar yapılması gerekecek masraflarda brüt değerden düşülerek ağaçların kesim durumuna geldiği tarihdeki net değeri bulunup bu değer, kavak ve söğütlerin kesim durumuna gelmesi için geçecek yıl sayısına bölünmek suretiyle bir yıllık net gelir bulunduktan sonra bilimsel formüle göre ( tarım arazisi formülü ) kamulaştırma bedelinin saptanması ve de ( 2 ) numaralı bozma gereğinin yerine getirilmesi için her iki bilirkişi kurulundan ek raporlar alınıp ( 3 ) numaralı bozma nedeni de gözetilmek suretiyle karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy