(634 S. K. m. 12)
Dava: Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece ortaklığın satış yolu ile giderilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece bozma kararına uyulmuş olmasına karşın, gereği yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Dairemizin ilk bozma kararında, davaya konu edilen anataşınmazın ve üzerindeki anayapının niteliği ile bağımsız bölüm ve paydaş sayısı itibariyle kat mülkiyeti kurulmasına elverişli olduğu belirtilerek, eksik belgelerin tamamlattırılarak taşınmazın mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesi yoluyla ortaklığın giderilmesi öngörülmüş, mahkemece bu bozmaya uyulduğu halde yine önceki karar gibi ortaklığın satış yolu ile giderilmesine hükmedilmiş, bu kez de Dairemizce, önceki bozmaya yollama yapılarak Kat Mülkiyeti Yasasının 12.maddesindeki belgelerin tamamlanmasından ve bilirkişilerden gerekli raporun alınmasından sonra kat mülkiyetine geçiş yolu ile ortaklığın giderilmesi yerine satışa karar verilmesinin doğru olmadığı nedeni ile hüküm bozulmuştur. Mahkeme bu bozmaya da uyduğu halde, bilirkişi kurullarınca düzenlenen raporlar ve anayapının belediyece onaylı projesine uygunluğu da gözetilerek bozma kararlarında belirtildiği üzere taşınmazın mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesi yolu ile ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekirken, paydaşlardan birinin ( Adem'in ) 1.7.2002 günlü bilirkişi kurulu raporunda öngörülen paylaşıma ve dolayısıyla tadilat projesine rıza göstermediği gerekçesi ile taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkeme uyduğu bozma kararı ile bağlı olup, bozma gereğince inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Somut olayda bozma kararında belirtilen eksik belgeler tamamlattırılmış olup, bilirkişi kurulundan alınan raporda da her bir paydaşa özgülenecek olan bağımsız bölümler arsa payları ile birlikte belirlenip ivaz ilavesi gerekenler için bu ivaz tutarları da ayrı ayrı belirtilmiş olmakla birlikte gerek bozma kararlarından önce ve gerekse sonrasında bilirkişilerce düzenlenen raporlar arasında, bağımsız bölümlerin paydaşlara dağılımı, bu bağlamda her bir bağımsız bölüme özgülenen arsa payı oranı ve eklenmesi gereken ivaz tutarları yönünden farklılıklar bulunduğu cihetle mahkemece yapılacak iş, raporlar arasındaki sözü edilen çelişkinin giderilmesinden sonra kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy