(4721 S. K. m. 27)
Dava dilekçesinde adın ve dinin düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, adının nüfusta Aysel olarak kayıtlı olmasına rağmen Sandra Aysel adı ile tanınıp bilindiğini ve böyle çağrıldığını ileri sürerek adının ve hıristiyanlığa geçmesi nedeniyle dininin hıristiyan olarak değiştirilmesini talep ve dava etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 27. maddesine göre, haklı nedenlerin varlığı halinde, adın değiştirilmesi mümkün olup, Yargıtay uygulamalarında da kişinin toplum içinde bilinip tanındığı adını kayden de taşımasının haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir. İsmin yabancı kökenli olmasında yasal bir sakınca da bulunmamaktadır.
Yine, Nüfusta İslam olan dinin kayıtlardan silinmesi idari bir işlem olmayıp yargının görev alanına girmektedir. Bu bakımından mahkemece, davacının bildirdiği delillerin toplanması ve tanıkların dinlenmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy