(634 S. K. m. 20)
Dava: Dava dilekçesinde istirdat istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, aidat ve ortak giderin tahsili için yapılan icra takibinin itiraz edilmeden kesinleşmesi nedeniyle ödenen borcun gerçekte mevcut olmadığı ileri sürülerek istirdadı istenilmiştir. Davalı yönetici vekili savunmasında, takip konusu yapılan alacağın aylık aidattan ibaret olmayıp apartmanın bahçe duvarı, bahçe düzenlemesi ve temizliği ile çevredeki moloz temizliği, imar çapı çıkarılması gibi yönetim harcamalarını da kapsadığını, bu bakımdan davanın haksız ve yersiz olduğunu bildirmiştir.
Seçilen bilirkişi tarafından salt anagayrımenkulün yönetimi ile ilgili karar defteri üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda, toplam aidat borcunun 16.600.000 TL. olduğu belirtilip bakiye ödemenin haksız olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkemece bilirkişinin bu saptaması esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; Yargıtay'ın kararlık kazanmış uygulamalarına göre, yönetimden kaynaklanan aidat ve ortak gider alacağına ilişkin davalarda yönetimden dava konusu döneme ilişkin karar defteri, işletme defteri, fatura ve makbuzlar ile diğer kayıt ve belgelerin getirtilip tüm hesapların incelenerek gider ve aidat borcunun mevcut olup olmadığının tespit edilmesi gerekir.
Hal böyle iken ve davalı tarafın savunmasında davalının aidat dışında ortak gider borcunun da olduğu ileri sürülmesine rağmen bütün kayıt ve belgelerin getirtilip borçlar üzerinde ayrıntılı bilirkişi incelemesi yaptırılmadan yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy