(2004 S. K. m. 67) (1136 S. K. m. 168) (634 S. K. m. 20, 22)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ödenmeyen ortak gider ve avans alacaklarının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Defter, kayıt ve belgeler üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda, henüz yapılmamış olan dış cephe onarımı ile telefon kutularının yapılması işleri için avans olarak tahsili gereken giderler hariç tutulmak suretiyle salt gerçekleşen ortak giderlere göre davalının ödenmeyen toplam 252.685.000 TL. borcunun bulunduğu ve bunların ait olduğu dönemler dikkate alınarak hesaplanan toplam 71.709.000 TL. gecikme tazminatının davalıdan alınması gerektiği görüş ve kanaatine yer verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 20. ve 22. maddesi hükümlerine göre işletme projesi ya da kat malikleri kurulu kararı ile belirlenen gerçekleşmiş ya da tahmini giderlerin yönetime ödenmesinden kat malikleri ile onların bağımsız bölümünde kira akdine, oturma (sükna) hakkına veya başka bir sebebe dayalı olarak devamlı bir şekilde faydalananlar müştereken ve müteselsilen sorumludur. Yönetici veya kat maliklerinden birisi avans veya ortak gider borcunu ödemeyen kat maliki veya kiracısından dilediği hakkında takip ve dava açma hakkına sahiptir. İşletme projesinde yer alan ya da kat malikleri kurulunca kararlaştırılan işin henüz yapılmamış olması kat maliki ya da kiracıyı bu iş için öngörülen avanstan payına düşeni ödeme sorumluluğundan kurtarmaz.
Açıklanan yasal durum nedeniyle davalının ödenmeyen bir kısım ortak giderler yönünden kiracının sorumlu olduğu yolundaki itirazı yerinde olmadığı gibi telefon kutularının konması ve dış sıva işlerinin yapılması için kat malikleri kurulunca toplanmasına karar verilen avansın bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında davalının sorumluluğu kapsamı dışında tutulmasında da isabet bulunmamaktadır. Kaldı ki dış sıva ve telefon kutularının yapımı için istenen 35.000.000 TL. borca davalı tarafından itiraz edilmemiş ve bu miktar para icra veznesine ödenmiştir.
Öte yandan Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre ortak gider avans borcunun ödenmemesi nedeniyle gecikme tazminatına hükmedilebilmesi için bu alacakla ilgili işletme projesi ya da kat malikleri kurulu kararının ilgiliye tebliğ edilmiş olması ya da ilgilinin bu borcu herhangi bir suretle öğrenmiş bulunması gerekir. Davaya konu icra takip talepnamesinde ödenmediği ileri sürülen aidat ve avans borcu üzerinden ait olduğu dönemin son ödeme tarihinden itibaren aylık %10 gecikme tazminatı talep edilmiş olmakla mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde gecikme tazminatı ödenmesinin gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarının bilirkişiye tespit ettirilip sonucuna göre bu konuda da bir karar verilmesi gerekirken gecikme tazminatının icra takip tarihinden başlatılması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, Avukatlık Yasasının (değişik) 168. maddesinde, yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari haddini gösteren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin hazırlanacağı öngörülmüş olup, bu ücrete avukatlık ücretinin dışında kalan katma değer vergisi uygulanacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Mahkemeler yasa hükümleriyle bağlı olup, yasada yer almayan bir hususu düzenleyen tarifeye göre karar vermeleri hukukun genel kurallarına aykırılık teşkil eder.
Buna göre mahkemece sadece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde gösterilen vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yasada öngörülmeyen katma değer vergisinin de bu ücrete eklenmesi yolunda hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.
Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak duruma göre avukatlık ücretine ilişkin bozma gereği de dikkate alınarak hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 10.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy