(2942 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçeleri ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı ve davalı adına gelen olmadı. Dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Mahkemenin önceki kararı Dairemizce, dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan ve taşınmaza kapama niteliği vermeyen meyve ve kavak ağaçlarının yaş ve cinsleri itibariyle İl Tarım Müdürlüğü ve bu işlerle uğraşan kurumlardan rayiç değerlerinin sorularak bilirkişi raporlarının denetlenmemiş olması gerekçesiyle de bozulmakla bozmadan sonra mahkemece, İl Tarım Müdürlüğü, Meyvecilik Araştırma Enstitüsü ve Orman İşletme Müdürlüğünden taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaş ve cinsleri itibariyle değerleri sorulmuş, Meyvecilik Araştırma Enstitüsü ile Orman İşletme Müdürlüğünce ağaçlar için aynı değerler; İl Tarım Müdürlüğünün cevabi yazısında ise çok daha düşük değer bildirilmiş iken değerler arasındaki fahiş farkın nereden kaynaklandığı sorulup haklı ve inandırıcı gerekçelerle saptanmadan, Meyvecilik Araştırma Enstitüsü ile Orman İşletme Müdürlüğünün bildirdiği yüksek miktarlara göre hesaplama yapan bilirkişi ek raporu doğrultusunda hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Önceki kararda tespit edilip davalıya ödenmek üzere bankaya yatırılan kamulaştırma bedeli ile bozmadan sonra tesis edilen hükümde belirlenen bedel arasındaki davacı idare lehine oluşan farkın iadesine karar verilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda sözü edilen bir numaralı bozma doğrultusunda bu üç kurum arasındaki çelişkili rakamları açıklayan yazı cevapları dosya içerisine getirtildikten sonra, bilirkişi kurulundan bu yönde ek rapor alınmalı ve iki numaralı bozma da dikkate alınarak hasıl olacak duruma göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 25.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy