(2942 S. K. m. 11, 14)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1- Mahkemece üç kez keşif yapılarak raporlar alınmış olup birinci ve ikinci bilirkişi kurullarının raporları ile üçüncü kurul asıl raporu emsal incelemesi yönünden geçersiz sayılmış ise de, davalı vekilinin yargılama sırasında bu raporlara karşı (unsurları bakımından herhangi bir irdeleme yapmadan) bir diyeceği olmadığını bildirmek suretiyle bunların sonuçları itibariyle benimsediği gözetilerek azı içeren birinci bilirkişi raporu doğrultusunda 76.984.656.300 TL. esas alınarak hüküm kurulması gerekirken raporlardaki her unsur için ayrı ayrı tespit edilen en düşük değerlerin esas alınması suretiyle kamulaştırma bedelinin az belirlenmesi,
2- Dosya içerisine getirtilen kamulaştırma evrakına göre dava konusu taşınmaz üzerinde ahır bulunmadığı gibi mevcut evin de 252 m2 yüzölçümünde olduğu halde davalı tarafça 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 14. maddesi uyarınca süresi içerisinde maddi hata davası açılmadığı dikkate alınmaksızın hükme esas bilirkişi raporlarında ahırın da değerlendirmeye esas alınması ve evin değerinin 265.78 m2 üzerinden hesaplanıp tespit edilmesi,
3- Dava konusu taşınmazın karşılaştırma sonucu bulunan değerinden İmar Kanununun 18. maddesinin 2. fıkrası hükmü gereği düzenleme ortaklık payını karşılayacak oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin belirlenmesi bakımından dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın imar uygulaması sonucu oluşan parseller olup olmadığının Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmaması ve bu suretle eksik inceleme ile hüküm kurulması,
4- Dava sonunda, karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin Avukatlık Yasasının (değişik) 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek taraflar yerine doğrudan avukata ödenmesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 18.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy